İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/10209 K.2010/14813

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2008 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi, sözleşmenin feshi ve menfi tespit istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.05.2010 günlü hükmün…

Esas2010/10209Karar2010/14813Tarih28 Aralık 2010Okuma4 dk · 736 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10209 E., 2010/14813 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

736 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2008 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi, sözleşmenin feshi ve menfi tespit istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı ... ile 624 yatak kapasiteli, içinde 2 adet havuz ve işyerleri bulunan dava konusu taşınmazı 23.03.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile kiraladığını, sözleşmenin il genel meclisi kararı ile 3 yıl için uzatıldığını, ne var ki aktin her iki taraf bakımında da tahammül edilmez hale geldiğini, bu yüzden 20.03.2008 tarihli feshi ihbar yazısıyla davalıya sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini, davalı idarenin ise feshi kabul etmediğini, böylelikle fesih konusunda taraflar arasında çekişme çıktığını, mevcut çekişmenin giderilmesini, kiralananın ruhsat alınabilecek kısımlarında kiracılık sıfatının tespitini,

diğer kısımlar yönünden sözleşmenin feshini, fesih istenen bölümler için borçlu olmadıklarının tespitini, 104 yataklı ..... Palas Oteli için ruhsat alınmak üzere kendilerine yetki verilmesini, sözleşmenin tamamen feshi halinde değer artışından meydana gelen tazminat, mahrum kalınan kar bedeli, kullanılmayan yatırım bedellerine ilişkin olarak şimdilik 40.000,00 TL’nin davalı idareden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, feshin ancak tam bir tazminat verilmesi koşuluyla istenebileceğini, üstelik davacının yasada öngörülen 6 aylık ihbar müddetine uymaksızın fesih ihbarında bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, fesih ihbarı yasanın öngördüğü 6 aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiş, karar Dairemizin 14.07.2009 tarihli ilamıyla ve ilamında belirtilen nedenlerle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyulmuş, davacıya bozma kararı uyarınca depo etmesi gereken bir senelik kira parasını depo etmek üzere mehil verilmiş ve verilen sürede ara kararı gereği yerine getirilmediğinden, dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Gerçekten, 23.03.2001 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesinin her iki taraf bakımından da tahammül edilmez hale geldiği ve tarafların Borçlar Kanununun 274.maddesi hükmünden yararlanarak ancak akti feshetmek yetkisine sahip oldukları, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karardan anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, hasılat kira sözleşmesinin tarafları Borçlar Kanununun 274.maddesi hükmünden yararlanarak sözleşmenin süresi dolmadan feshini isteyebilir. Yine Dairemizin bozma kararında vurgulandığı gibi, yasanın 286.maddesine göre sözleşmenin aktin hitamından evvel feshi için iki taraftan birinin diğerine tam bir tazminat ödemesi gerekir. Sözü edilen hükmün 2.fıkrasına göre de, kiralayana veya kiracıya verilecek tazminat bir senelik kiradan aşağı olamaz.

Davacının, tazminata esas olacak depo etmesi gereken bir yıllık kira parası miktarına gelince; Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde, 23.03.2001 başlangıç tarihli sözleşme kapsamında ödenmesi gereken kira parasının 2.458.797,56 TL olduğunu kabul etmiştir. Yine aynı sözleşme kapsamında kaldığı halde 32’li motel ve umumi havuzdan yararlanamadığını, bunların kira parasının tazminat miktarından düşülmesini de kabul ederek, ödenmesi gereken tazminat tutarını 1.758.986,29 TL olduğunu bildirmiştir.

Gerçekten, Borçlar Kanununun 272.maddesinin yaptığı yollama sebebiyle olaya uygulanması gereken aynı Kanunun 250.maddesi gereğince, kiralanan, kira süresi içerisinde kiracının bir kusuru olmaksızın kullanılamaz bir duruma veya önemli derecede ayıplı hale gelirse, kiracı ücretten mütenasip bir miktarın tenzilini veya ihtara rağmen bu müddet zarfında durum bertaraf edilmezse aktin feshini talep edebilir. Dolayısıyla, davacının kira sözleşmesi kapsamında kaldığı halde kullanamadığını belirttiği 32’li motel ve umumi havuza karşılık gelecek kira paralarının hüküm altına alınacak tazminattan indirilmesi gerekir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacının yararlanamadığını iddia ettiği 32’li motel ve umumi havuz sebebiyle kiralayan davalıya diyeceklerini sormak, varsa delillerini toplamak, bu iki ünitenin kullanılamadığı sonucuna varılırsa kira parasından bunlara karşılık gelecek tutarın ne olduğunu davacının kabul beyanı da gözetilerek bilirkişiye hesaplatmak, tazminat miktarından bu tutarı tenzil etmek ve tenzil edilmiş bu miktarı davalı kiralayana ödenmek üzere davacı kiracıya depo ettirmek, davacının feshe ilişkin istemini ve davadaki diğer istek kalemlerini bunun doğrultusunda inceleyip değerlendirmek, sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır.

Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin bozma kararında “davalının almaya hak kazandığı bir senelik kira parasının belirlenmesi…” gereğine değinildiği halde, yukarıda belirtilen nedenler bir yana bırakılarak hatalı olarak kurulan ara kararına uyulmadığından bahisle yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.12.2010 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygundur. Bu sebeple yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın Daire çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/10209, K. 2010/14813, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10209
Karar No
2010/14813
Tarih
28 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/10210 K.2010/9938
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/10211 K.2010/9937
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/10211 K.2010/11062
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/10212 K.2010/20067
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/10212 K.2010/13937
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/10212 K.2010/9910

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.