KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10315 E., 2010/11463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.06.2005 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Davacılar, davalının Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1569 E, -2004/1283 K. sayılı lehine olan ilamını hileli tebligat ile elde ettiğini, yargılamanın yenilenmesi yoluyla halen davalı adına tapuda kayıtlı olan 56 parseldeki 7 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile Şakir mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi yolu maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarının bertaraf edilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesi sebepleri de HUMK'nun 445. maddesinde sınırlı olarak ve 10. fıkra halinde sayılmıştır.
Davada ileri sürülen iddialara bakıldığında; davacıların yasanın 7. fıkrasındaki lehine hüküm kurulan tarafın hükme müessir diğer bir hile ve huda kullanmış olması olgusunu yargılamanın yenilenme sebebi olarak belirttiği görülmektedir.
Gerçekten, Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1569 Esas sayılı dosyasında o davanın davacısı olan tarafın bildiği halde davalıların tebligat adresini gizleyerek başka bir adrese dava dilekçesi ve duruşma gününü tebliğ ettirmesi hileli tebligat sayılır ve HUMK'nun 445/7. maddesi uyarınca buna dayanılarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Ne var ki hileli tebligatın varlığını bunu ileri sürülen tarafın kanıtlaması gerekir.
Mahkemece bu konuda davacılardan delilleri istenip toplanarak değerlendirilmemiş, ayrıca davanın hilenin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay içinde açılıp açılmadığı yönü de araştırılmamıştır (HUMK m.447/1).
Yapılan bu saptamalara göre mahkemece hileli tebligat hususu araştırılıp değerlendirilmeli ayrıca davanın üç aylık süre içinde açılıp açılmadığı incelenmeli, çekişmenin esası bunun sonucuna göre bir hükme bağlanmalıdır. Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. Kabule göre de, önceden kesinleşen ilamın iptali gerektiği düşünülmeden hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/10315, K. 2010/11463, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama