KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10631 E., 2010/11705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.12.2008 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisi adına kayıtlı 358 parsel sayılı taşınmaza davalının taşkın inşaat yapmak suretiyle müdahalesinin önlenmesini ve kal istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 358 no'lu parsel içinde kalan 45 m2'lik inşaatın kal'i suretiyle davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi gereğince tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Konusu taşınır veya taşınmaz mal olan davalarda görevli mahkeme HUMK'nun 1/2 ve 2/2 hükümlerine göre dava edilen şeyin dava tarihindeki değerine göre belirlenir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından hakim tarafından kendiliğinden gözetilir. Dava 05.12.2008 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece keşif yapılmış, inşaat mühendisi keşif raporunda davalıya ait taşkın inşaatın davacıya ait parsel üzerinde bulunan kısmının bina değeri ile yıkım ve enkazın kaldırma bedeli 9.874.00 TL, zemin değeri ise 294,84 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda HUMK'nun 1. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihe göre dava değeri HUMK'nun 8/1 maddesinde belirtilen sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aşmaktadır.
Mahkemece re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına ilişkin karar verilmesi yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/10631, K. 2010/11705, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama