İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/11318 K.2010/12740

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.07.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili…

Esas2010/11318Karar2010/12740Tarih22 Kasım 2010Okuma3 dk · 643 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11318 E., 2010/12740 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Kasım 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.07.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise tazminat taleplerine ilişkindir. Davalı, satış vaadi sözleşmesinde yazılı bedelin ödenmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşme davalı tarafından tek taraflı feshedildiği gibi bedel de ödenmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Burada öncelikle satış vaadi sözleşmesinin niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. Tarafların satış vaadi sözleşmesi yapmaktaki amaçları, ileride yapmayı düşündükleri sözleşmeyi (taşınmaz satış sözleşmesini) şimdiden teminat altına almayı istemeleridir. “Akit Yapma Vaadi” kavramını Borçlar Kanununun 22.maddesinin üst başlığında görmekte isek de, yasada önsözleşmenin bir tanımı yapılmamıştır.

Anılan hüküm “bir aktin ileride inşa edilmesine dair yapılan mukavele muteberdir” şeklindedir. O halde, ön sözleşme yasal dayanağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alır.Ön sözleşme kavram olarak, tarafların ileride bir sözleşme (asıl sözleşme)yapacaklarına ilişkin olarak akdettikleri sözleşmeyi ifade eder.

Bir başka anlatımla “akit yapma vaadi = ön sözleşme, akit yapma borcunu doğuran bir hukuki işlemden ibarettir.” Kuşkusuz, ön sözleşme ile ileride yapılması üstlenilmiş sözleşme bir tasarruf işlemi değil, ancak borçlandırıcı bir işlemdir. Bu tür sözleşmeler de iki tarafa hak ve borçlar yükleyen sözleşme türündendir. Bu özelliği gereği de yapılan bir sözleşmenin feshi Borçlar Kanununun 106-108.maddelerine tabidir.

Borçlar Kanununun 106.maddesinin ilk fıkrası “karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehilin tayinini hakimden isteyebilir” şeklindedir. Kısaca 106.maddedeki seçimlik haklardan birisinin kullanılması, mesela “fesih” hakkının seçilmesi ancak ve ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde olanaklıdır.

Bu gibi durumlarda dahi temerrüde rağmen, karşı taraf fesih ihbarına karşı koyarsa ön sözleşmenin feshi için de mutlaka mahkeme hükmü aramak gerekir. Bütün bu nedenlerle, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshine olanak yoktur. Mahkemece, bu saptamalar bir yana bırakılarak 07.05.2001 günlü sözleşmeyi davalının tek taraflı olarak feshettiğinin kabulü doğru olmamıştır. Ancak;

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılmakla ileride yapılması taahhüt edilen akit taşınmaz mal satışıdır. O yüzden, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri de ileride yapılacak taşınmaz satış sözleşmesinin esaslı unsurlarını taşımalıdır. Taşınmaz satış sözleşmesinde objektif bakımdan esaslı nokta olarak tarafların adları veya temsilci ya da vekillerinin kimlikleri, satışa konu taşınmaz ve nitelikleri, semen ve hukuki sebebi resmi şekilde düzenlenecek senette yer alması gerekir.

Eğer taşınmazdan muayyen bir bölümün satışı vaat olunacaksa, ileride satışı yapılacak taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı olan yerinin, kayıt tarihinin, ada ve parsel numarasının yazılması, satışı vaat olunan bir kısım yerin taşınmazın çapı üzerinde metrekaresi belirtilerek işaretlenip sözleşmeye eklenmesi gerekir. Sözleşmede satışı vaat olunan taşınmazla ilgili sözleşmenin ifa kabiliyeti yoksa bu gibi sözleşmeler geçerli sayılmaz.

Zira sözleşme konusunun belirli olması unsuru taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin geçerliliğinde de aranan temel unsurlardandır.

Somut olaya gelince; davada dayanılan ve biçimine uygun şeklinde düzenlenen 07.05.2001 tarihli sözleşmede tamamı 112750 m2 olan 253 ada 12 sayılı parselin 35.875 m2’sinin satışının vaat edildiği görülmektedir. Satışı vaat edilen taşınmaz bölümü taşınmazın çap kaydında işaretlenmemiştir. Bu haliyle sözleşme konusu belirsizdir. Dolayısıyla, böyle bir sözleşmenin ifa kabiliyeti olmadığından buna dayanılarak tescil isteminde bulunulamaz. Mülkiyet aktarımına ilişkin talebin reddi açıklanan sebeple usul ve yasaya uygundur.

Davada ikinci kademede tazminat isteminde bulunulmuştur. Gerçekten, 07.05.2001 günlü sözleşmede satış bedeli olarak 1.500,00 TL’nin alındığı yazılıdır. HUMK’nun 290.maddesine göre, senede bağlı olan bu iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin aynı nitelikte delille kanıtlanması gerekir.

Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ikinci kademedeki tazminat istemi hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak bir karar vermek olmalıdır. Değinilen yön gözardı edildiğinden karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/11318, K. 2010/12740, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11318
Karar No
2010/12740
Tarih
22 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/11318 K.2010/14879
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/11319 K.2010/12332
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/11319 K.2010/12986
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/11319 K.2010/14878
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/11319 K.2010/15462
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/11320 K.2010/19785

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.