KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/1274 E., 2010/2428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı mülga ... Belediyesinin yaptığı satış ve tahsise dayanarak şimdi davalılardan ... Belediye Başkanlığı adına 186 ada 13 parsel olarak tapuda kayıtlı taşınmazın kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacının mülga ... Belediyesi ve dolayısıyla ... Belediyesinin 775 sayılı Yasanın 4.maddesine dayanarak yaptığı işlemler ile kamulaştırma işlemlerine dayanma olanağı yoktur. Bunun sonucu olarak da davacı, belediyenin tahsis işlemi ve tahsis yapan kişinin kendisine yaptığı satış vaadi sözleşmesinin sonuçlarından yararlanamaz. Çünkü her iki işlemin de yasaya uygun tekemmül etmediği Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararı ile sabittir. Ancak;
Dava dışı Hazine, kayıt maliki Vakıflar idaresine karşı kamulaştırma işlemi yaparak dava konusu taşınmazı 4706 sayılı kanuna göre davalılardan ... Belediyesine 18.7.2006 tarihinde devretmiştir. Dava tarihinden sonra yapılan devir işleminden davacı 28.2.2008 tarihinde sözleşme gereğince yararlanabileceğinden davacının mülkiyet aktarımına ilişkin talebi bu sözleşme gereğince konusuz kalmıştır.
Mahkemece konusuz kalan isteğin esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” dair hüküm kurulması yerine hukuki sonuçları tamamen ayrı olan “davanın reddine” şeklinde hüküm tesisi doğru değildir. Davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları yerinde olup hükmün bozulmasını gerektirir ise de bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden karar düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/1274, K. 2010/2428, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama