KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/14667 E., 2011/556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı ve kadastro komisyon kararı hilafına yapılan tescil sebebiyle tapu iptali, tescil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalılar, iyiniyetli kayıt maliki olduklarını ve zamanaşımı bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kayıt malikleri iyiniyetli olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere davada kadastrodan önceki bir nedene dayanılmıştır. Dosyadaki bilgilerden ... sayılı parselin kadastro işlemi sonucu dava dışı Ali adına tespit edildiği, kadastro komisyonuna yapılan itiraz sonucu tescilin davacı adına yapılmasına karar verildiği, ancak kadastro komisyonu kararına rağmen taşınmazın 19.11.1980 tarihinde tespit maliki adına tescil edildiği, tescilin kesinleşmesi üzerine kaydın üçüncü kişilere geçtiği, eldeki davanın ise 10.03.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi uyarınca tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği
2010/14667 - 2011/556
tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki bir sebeple dava açılamaz. Kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup hakim tarafından re’sen gözetilmesi gerekir.
Yapılan bu saptamaya göre davanın hak düşürücü sürenin varlığı sebebiyle reddi yerine değişik bazı gerekçelerle reddi doğru değil ise de, hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan karar gerekçesi yazılı olduğu şekilde düzeltilerek hüküm onanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/14667, K. 2011/556, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama