KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/2811 E., 2010/3787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda yanlış yazılan kimlik bilgisinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kendisi ve mirasbırakan babasının paydaş olduğu dava konusu taşınmazlarda “ ...” yazılı soyadlarının “ ...” olarak düzeltilmesini ayrıca doğum tarihlerinin de nüfus kaydına uygun hale getirilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir
2- Dava konusu 908 ve 915 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ... mirasbırakanı babası paydaş değildir. Davacının bu parseller yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler, malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki ; bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hatanın tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmesi gerekir.
Bu nedenle, kadastro tespitleri sırasında yapılan yanlışlıklardan olan doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin istemin de reddi yerine kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/2811, K. 2010/3787, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama