KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/2940 E., 2010/3568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, 1/2 payı davalı adına kayıtlı 7 parsel sayılı taşınmazın murisleri tarafından encümen kararı ile davalıdan satın alındığını ileri sürerek taşınmazın eşit paylar oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar taşınmazın davalı adına kayıtlı kısmının murisleri tarafından satın alındığı iddiası ile tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Mahkemece, 7 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı miktardan düzenleme ortaklık payı düşülerek 7150/30700 şer pay oranında ayrı ayrı davacılar adına tesciline karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi ile, taşınmazın hüküm tarihinden önce ifraz edildiğinden infaz olanağı bulunmadığı gerekçesiyle Dairemizce karar bozulmuştur.
Dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazın 22.09.2008 tarihinde 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar olmak üzere ikiye ifraz edildiği anlaşılmaktadır. 16 parsel sayılı taşınmaz dava dışı üçüncü kişiler; 15 parsel sayılı taşınmaz ise, arsa niteliği ile 141metrekare olarak davalı adına kayıtlıdır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın bulunduğu bölgede imar planı ile %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği bildirilmiştir. Davalı adına kayıtlı 15 parsel sayılı taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan kısmının tescili gerektiği halde taşınmazın tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/2940, K. 2010/3568, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama