İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/3515 K.2010/4887

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2003 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2010/3515Karar2010/4887Tarih29 Nisan 2010Okuma3 dk · 681 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/3515 E., 2010/4887 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

681 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2003 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 483 ada 8 parsel sayılı taşınmazını 482 ada 23 parsel sayılı taşınmazda 30 sene önce açtığı kuyudan çıkardığı su ile suladığını, öncesinde Hazineye ait olan taşınmazın davalı tarafından satın alınmasından sonra kuyudaki sudan yararlanmasına izin vermediğini ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 837. maddesi uyarınca irtifak hakkı tesisi talep etmiştir.

Davalı, davacının hiçbir resmi makamdan izin almadan taşınmazında su çıkardığını, suyu kullanmasının yasal olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davalı taşınmazındaki suyun davacı taşınmazına getirilmesi için kamuya ait yoldan geçmesi gerektiği, kamuya ait yoldan mecra irtifakının tesis edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanununun 718. maddesinde arazi mülkiyetine tabi şeylerden birisinin de kaynaklar olduğundan söz edilmiştir. Yine 756. maddede ayrıca kaynakların bulundukları arazinin bütünleyici parçası oldukları ve arazi mülkiyetine tabi bulundukları belirtilmiştir. Burada hemen kaynağın tanımını yapmak gerekir. Kaynak: Kökeni yeraltı suyu olan tabi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup, suni bir

şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su kaynak niteliğini kazanmaz(Gürsoy/Eren/Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması halinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulüde Yeraltı Suları Kanununa tabidir.

Arazinin mülkiyetine tabi olan kaynak üzerinde hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine de sahiptir. Mülkiyet hakkı kaynakla sınırlı olup yeraltı suyunu kapsamaz. Taşınmaz maliki mülkiyet hakkı kapsamında bulunan kaynak için kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak hakkı tanıyabilir. Kaynak sahibinin tanıdığı irtifak hakkı da kaynak irtifakı olarak adlandırılmaktadır (TMK. m.756-837).

Türk Medeni Kanununun 837. maddesinde "Başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde irtifak hakkı, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar" hükmü yer almaktadır.

Bu maddelerden anlaşılacağı gibi, kaynak hakkı, başkasının taşınmazındaki bir kaynağın sularından yararlanmak, başka bir deyişle bir kaynağın sularını almak ve akıtmak yetkisini veren bir "irtifak hakkıdır". Kaynak irtifakı, yükümlü taşınmaz maliki ile yararlanan maliki arasında irtifak hakkının kurulması konusunda Türk Medeni Kanununun 781. maddesi gereğince tapu sicil memuru huzurunda resmi şekilde yapılmış "irtifak sözleşmesi"nin düzenlenmesi ve bu sözleşmenin irtifakın ayni sonuçlarını doğurması için Türk Medeni Kanununun 780 maddesine göre tapu kütüğünün hak ve mükellefiyetler sütununa tescili şarttır. Bu şekilde tescil yapılmadıkça kaynak hakkı iktisap edilemez.

Kaynak irtifakı hakkındaki bu kısa açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde öncelikle davacının isteminin hukuki nitelendirmesini yapmak gerekir. Davacı dava dilekçesinde 23 parsel sayılı taşınmazda açtığı kuyu üzerinden Türk Medeni Kanununun 837. maddesi uyarınca kaynak irtifakı tesisini istemiştir.

Mahkemece davalı taşınmazı kapsamındaki suyun genel su niteliğinde olduğu, bu nedenle de mecra irtifakı kurulabileceği ancak, suyun taşınması sırasında kamuya ait yoldan geçileceği, bu nedenle irtifak tesisinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, taşınmaz başında yapılan keşifte 23 sayılı parselde drenaj edilerek çıkarılan suyun 8 parsele götürüldüğü bildirilmiştir.

Jeoloji mühendisi bilirkişi drenaj sularının mevsimler ve yağış miktarına, bitki örtüsüne, eğime vb. artıp azalacağını, 9 ve 10. aylarda da kesileceğini belirtmiş, suyun kaynak suyu olmadığına da ayrıca

değinilmiştir. Ziraatçi bilirkişi ise taşınmaz üzerinde meyve bahçesi bulunduğunu, bu bahçenin belediye şebeke suyu veya sondaj vurularak çıkarılacak sudan sulanabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Yapılan bu açıklamalara göre; davalının taşınmazında kaynak irtifakı kurulmasını gerektirecek nitelikte bir kaynağın bulunmadığı sabittir. Ayrıca, doğal bir kaynağın bulunması halinde de kaynak irtifakı taraflar arasında düzenlenecek resmi senet ve bunun tapuya tescili ile mümkün olabilecektir. Mahkemece davacının istemi dayanılan vakıalar yanlış nitelendirilerek(HUMK. m.76) mecra irtifakı gibi değerlendirilmiş, kamuya ait yoldan mecra geçirilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davanın kaynak irtifakı tesisi koşulları oluşmadığından reddi gerekirken değişik gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. Ancak, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan hükmün HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/3515, K. 2010/4887, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3515
Karar No
2010/4887
Tarih
29 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/3515 K.2010/8044
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/3516 K.2010/6671
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/3516 K.2010/3751
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/3516 K.2010/3995
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/3516 K.2010/3942
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/3516 K.2010/4611

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.