KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8464 E., 2010/9719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine dair verilen 16.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, dava konusu ... köyü 129 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında murisi babasının soyadının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerin de görevsizlik ve yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur.(25.4.1945 tarihli, 1944/7-1945/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, HUMK. m.423, 426, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7)
Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği de yine, 4667 sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi ve 21.6.1966 tarihli 1966/9-9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda gösterilmiştir.
Eldeki davada, mahkemece görevsizlik kararı verilerek işten el çekildiğine göre davada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı yararına ücreti vekalet takdiri gerekir. Bu konuda bir karar verilmemiş olması bozma nedeni ise de, bu husus HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8464, K. 2010/9719, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama