KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/10207 E., 2011/13884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kütüğünde muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 8 sayılı parsel kaydı üzerindeki “8 parsel üzerindeki 2 kargir bina ..., ... ve ...’e aittir” belirtmesinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalılar ... ve ..., dava konusu taşınmaz üzerinde bir hakları bulunmadığını bildirmiştir.
Davaya Tapu Sicil Müdürlüğü “dahili dava” edilerek katılmış, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, kayıttaki “2 kargir bina ...’ye aittir” belirtmesinin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davaya dahil edilen Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, eşya hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerinde arzın malikinden başkasına veya yalnızca bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçlar anlaşılmaktadır. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır.
Hiç kuşkusuz muhdesat belirtmesi, muhdesat olarak belirtilen yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçların doğal ömrünü tamamlayarak yok olmaları veya olağan üstü koşulların ortaya çıkmasıyla yok olması ya da arazi sahibinin muhdesat sahiplerine bunların bedellerini ödemesi halinde kaldırılabilir.
Somut olayda, arazi sahibi ile muhdesat sebebiyle hak sahibi olanlar arasında muhdesat üzerinde bir çekişme çıkmamıştır. Dolayısıyla, hak sahipleri arasında bir uyuşmazlık olmadığından kayıttaki belirtmenin terkini doğrudur.
Diğer taraftan, hukukumuzda bir kimsenin davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf durumunu alması istisnalar dışında olanaklı değildir. Eldeki davada da tapu sicil müdürlüğü davanın ihbar edildiği taraf olmadığı gibi, davaya asli veya feri müdahil olarak katılmamıştır. Kurulan hükümde de aleyhine bir durum yaratılmamıştır. Bunlardan dolayı, hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı da bulunmamaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/10207, K. 2011/13884, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama