KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/12033 E., 2011/14273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.03.2009 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme ve ot bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Tarım ve Köyişleri Bakanlığını temsilen Hazine vekili, davalıların 71 ve 72 sayılı mera parsellerine tecavüzlerinin sonlandırılması ile 7560.00 TL eski hale getirme ve ot bedelinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 11.596,20 TL ot bedeli ve 19.601,33 TL eski hale getirme bedelinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından açılmış eski hale getirme ve ot bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanununun 4.maddesinde meraların hukuki durumu belirlenmiş, 5.maddesinde ise mera olarak tahsis edilecek yerler sayılmış 6.maddede ise tespit ve tahdit işlemlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılacağı bildirilmiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan meralarda Hazinenin mülk sahibi olarak dava açma hakkı vardır. Mera Kanununun 6.maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilmiş olup Bakanlığın yetkisi tespit, tahsis ve tahsisin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan anılan Bakanlığın genel mahkemede mera, yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma ya da sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte yasa ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazineyi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti yoktur.
Bu bilgiler ışığında, gerek elatmanın önlenmesi gerekse tazminata ilişkin istemin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/12033, K. 2011/14273, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama