İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/15126 K.2011/16186

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.02.2007 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 4475 ada 20 parselde D Blok, 3. Kat 10 no'lu bağımsız bölüm yönünden…

Esas2011/15126Karar2011/16186Tarih27 Aralık 2011Okuma4 dk · 796 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/15126 E., 2011/16186 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

796 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.02.2007 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 4475 ada 20 parselde D Blok, 3. Kat 10 no'lu bağımsız bölüm yönünden kabulüne dair verilen 04.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş, Dairemizin 20.12.2010 tarihli düzeltilerek onama kararı sonrası davacının 06.05.2011 tarihli tavzih dilekçesi ile tavzih telebinin KABULÜNE dair 16.05.2011 tarihli tavzih kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dışı İmarkent Konut Yapı Kooperatifi ile arsa malikleri arasında düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşa edilen binadaki D Blok 4. Kat 11 numaralı bağımsız bölümün çekilen kura sonucu kendisine teslim edildiğini, kullanımında olduğunu, buna rağmen arsa maliklerinden davalı ... adına tescil edildiğini ve davalının da mülkiyet iddiası ile ferağ vermekten kaçındığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.

Davalı, söz konusu bağımsız bölümün yüklenici Kooperatif ile sözleşme gereğince adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; 26.10.2007 tarihli ilk kararda, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.07.2008 tarihli 2008/6889 – 9314 sayılı bozma ilamı ile özetle “…. Dosya kapsamına

göre; dava dışı yüklenici ile arsa malikleri ... ile dava dışı arsa maliki ... ve ... arasında 13.06.1995 tarihinde arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiş olup, sözleşmeye göre 4 daire arsa maliklerine ait olup bu daireler inşaat tamamlandıktan sonra belirlenecektir. Yine aynı sözleşmeye göre arsa maliklerinden ... ve ... birer daire alacaklardır. Davalı binanın tamamlanmadığı, eksik bırakıldığı hususunda bir beyanda bulunmamıştır.

Gelen tapu kayıt içeriğine göre, kat irtifakı 27.04.1999’da kurulmuş olup, D Blok 11 numaralı bağımsız bölüm ile ... adına kayıtlı olan 10 numaralı bağımsız bölüm 09.06.2006 tarihinde tahsise istinaden ..., aynı blok 9 numaralı bağımsız bölüm ise ... adına tescil edilmiştir. 03.09.2001’de noter huzurunda çekilen kurada ise, D Blok 11 numaralı bağımsız bölüm davacı ...’ya isabet etmiştir.

Gerçekten sözleşme ile arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümlerin seçimi onlara bırakılmıştır. Ancak, gelen kayıtlara göre, davalı sözleşmeye göre bir adet daireye hak kazandığı halde tapuda adına 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler tescil edilmiştir.

Mahkemece, bu tescillerin dayanağı 08.03.2006 tarihli satış ve 09.06.2006 tarihli tahsise ilişkin belgelerde getirtilip, davalı adına sözleşme kapsamı dışında oluşan tescil ile davacının hukuki durumunun birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır….” denilerek hüküm bozulmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, mahkemece 04.12.2009 tarihli ikinci kararında davanın kabulü ile D blok 10 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Hükmün, davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.07.2010 tarihli ve 2010/7396 - 8451 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Dairemizin 20.12.2010 tarihli ve 2010/13944 - 14294 sayılı ilamı ile özetle “…Davacı dava dilekçesi ve 14.04.2009 tarihli oturumdaki açık beyanı ile dava konusu tescili istenilen bağımsız bölümün D blok 11 numaralı bağımsız bölüm olduğunu belirttiği halde mahkemece 10 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi HUMK’nun 74. maddesi hükmüne aykırı ise de karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Ne var ki 10 numaralı bağımsız bölüm davalı ... adına kendi istem ve iradesi dışında tescil edildiğinden, hakkında dava açılmasına neden olmadığı için yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru

olmamıştır…. HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerektiği halde yanılgılı değerlendirmeyle onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına….” denilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Hükmün kesinleşmesi sonrasında, davacı vekili tarafından 06.05.2011 tarihli tavzih dilekçesi ile hükmün birinci bendinde, tapu iptali ve tesciline karar verilen 4475 ada 20 parsel D blok 10 numaralı bağımsız bölümün, “D blok 11 numaralı bağımsız bölüm” olarak tavzihi talep edilmiştir.

Mahkemece, tavzih istemi kabul edilmiştir.

Tavzih kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 305. maddesi gereğince;

“Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.”

Anılan maddeye göre müphem ve açık olmayan veya çelişik fıkralar içeren hükümlerin tavzihi istenebilir. Tavzih yoluyla talebin ve buna bağlı olarak hükmün ya da doğrudan doğruya hükmün esasının değiştirilmesi mümkün değildir.

Somut olayda, tavzih talebine konu husus Dairemizin 20.12.2010 tarihli ilamı ile tespit edilmiş olduğu halde, davacı tarafın temyizi olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Mahkemece tavzihe yanlış anlam verilerek hüküm fıkrasında yazılmayan bağımsız bölümün tavzih yolu ile değiştirilmesi yasaya aykırıdır.

Tavzih isteminin kabulüne ilişkin hüküm açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 16.05.2011 tarihli hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/15126, K. 2011/16186, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/15126
Karar No
2011/16186
Tarih
27 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/15127 K.2011/20187
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/15127 K.2011/15794
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/15127 K.2011/14652
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/15127 K.2011/16137
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/15127 K.2011/18349
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/15128 K.2011/20188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.