İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/50 K.2011/4407

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.04.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tescil isteğinin reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden hüküm…

Esas2011/50Karar2011/4407Tarih5 Nisan 2011Okuma4 dk · 713 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/50 E., 2011/4407 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

713 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.04.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tescil isteğinin reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, tazminat isteğinin kabulüne dair verilen 25.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldi.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, davacıya tahsis edilen 717 sayılı parselin tahsis işleminin davalı tarafından iptali ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise ödenen tahsis bedelin, yatırım harcamalarının ve taşınmaz üzerine inşa edilen bina bedelinin Amerikan Doları olarak tahsili taleplerine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, bedele yönelik istemin de her zaman dava konusu yapılabileceğinden bahisle reddine karar verilmiş, hükmü davacı ve davalı temyiz etmiştir.

Karar Dairemizin 27.06.2006 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılan nedenlerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; davacının tapu iptali tescil talebine ilişkin hüküm kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ikinci kademedeki istek kabul edilerek 500.000,00 Amerikan Dolarının dava tarihi itibariyle 722.044,94 Amerikan Dolarının ise 10.08.2010 tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduata (Dolara) uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ödeme

tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

Taraflar arasında 19.02.1990 asıl ve 27.06.1997 tarihli ek sözleşmeler yapılmıştır. İlk sözleşmede kararlaştırılan arsa satış bedeli 4.461,20.-TL, 27.06.1997 tarihli ek sözleşme ile de toplam arsa bedeli 172.961,20.-TL olarak belirlenmiştir. Taraflar arasında alacak-borç ilişkilerinin yabancı para üzerinden sürdürüldüğüne dair bir uygulama da yoktur.

Dolayısıyla, Borçlar Kanununun 83.maddesi uyarınca mevzuu para olan borcun borçlu tarafından memleket parasıyla ödenmesi gerekir. Mahkemenin sözleşme hükümlerini ve Borçlar Kanununun 83.maddesindeki borcun tediyesine ilişkin açık hükmünü gözardı ederek davadaki ikinci kademedeki talep olan verilenlerin iadesi ve sebepsiz zenginleşmeye dayanarak yapı bedeli olarak bulduğu miktarların yabancı para üzerinden tahsiline karar vermesi doğru olmamıştır.

Taraflar arasındaki çekişmenin esasına gelince;

Davalıya 19.02.1990 ve 27.06.1997 tarihli sözleşmelerle yapılan tahsis iptal edilmiştir. Dolayısıyla davacı, iptal edilen tahsise karşılık davalıya yaptığı ödemelerin iadesini ve onun malvarlığında artı değer olarak meydana gelen zenginleşmenin parasal karşılığını haksız iktisap kurallarına göre talep edebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkisinde, haklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine zenginleşen kişinin malvarlığında meydana gelen artışın (zenginleşmenin) aynen veya değeri üzerinden (nakden) iadesi, geri verilmesi söz konusudur.

Somut uyuşmazlıkta, tarafların üzerinde ihtilaf çıkarmadığı, davalının davacıya yaptığı ödemelerin tutarı bilirkişinin 21.04.2010 tarihli raporunda 119.041,20 TL olarak, davacı tarafından 717 sayılı parsel üzerine yapılan binanın değeri de 81.375,00 TL olarak saptanmış, ancak davalı bina değerini 101.250,00 TL olarak kabul etmiştir. Sözleşme hükümleri gereğince, davacının yaptığı ödemelerden %20 oranında cezai şart olarak kesilmesi gereken miktar ise 34.592,00 TL’dir.

Yine dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davalının davanın açıldığı 05.04.2002 tarihinden önce davalının ceza kesintisi dışında kalan davacı alacağını ödemek üzere 06.11.2000 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiği, mahkemenin tevdi kararı üzerine de bu miktarı 14.06.2001 tarihinde tayin edilen tevdi makamına depo ettiği, bina bedeli olarak kabul ettiği 101.250,00 TL’yi de 08.02.2001 tarihli ihtardan sonra 24.12.2001 tarihinde tevdi mahalli olarak tayin edilen bankaya yatırdığı anlaşılmaktadır.

Borcun, alacaklının temerrüdü sebebiyle ifasının mümkün olmaması koşulları Borçlar Kanununun 90.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre alacaklı, edim usulü gereği kendisine sunulduğu halde, haklı bir sebep olmaksızın onu reddederse veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından önceden yapılması gerekli işlemleri yapmaktan kaçınırsa, mütemerrit olur. Borçlar Kanununun 91.maddesinin 1.fıkrasına göre de “alacaklı mütemerrit olduğu takdirde borçlu hasar ve masrafları alacaklıya ait olmak üzere vereceği şeyi tevdi ederek borcundan beraat edebilir.” Tevdi mahalline yapılacak ödemenin hukuki niteliği alacaklı lehine yapılmış bir “vedia” oluşudur (BK.m.463).

Buraya kadar yazılanlardan anlaşılacağı üzere borç, alacaklının temerrüdü sebebiyle dava tarihinden önce tevdi mahalline depo edilmek suretiyle ödendiğinden, davacının Türk parasına göre bir alacağı yoktur.

Yapılan bu saptamaya göre davanın reddi gerekirken, Borçlar Kanununun 83.maddesindeki açık hüküm de bir yana bırakılarak yabancı para değeri üzerinden alacak varmış gibi istem yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından, karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 05.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/50, K. 2011/4407, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/50
Karar No
2011/4407
Tarih
5 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/50 K.2011/67
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/50 K.2011/231
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/51 K.2011/6843
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/51 K.2011/5815
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/52 K.2011/4400
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/52 K.2011/221

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.