KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/9035 E., 2011/11754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 15.03.2006 tarihli sözleşme uyarınca davalının yapımını yüklendiği tadilat işlerindeki ayıplı bedel tutarı 1.775,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya 15.03.2006 tarihli sözleşme kapsamı dışında fazla işler yaptığını bunun bedelinin 1.550,00 TL olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülerek kesinleşen önceki davada ayıplı işler bedeli 1.775,00 TL olarak saptandığından bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/689 esasında kayıtlı dava dosyasından davalının 15.03.2006 tarihli sözleşme kapsamında kalan işlerin ayıplı olmasından dolayı davacı iş sahibine 1.775,00 TL borçlu bulunduğu saptanmıştır. Eldeki davada da davacı, bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir.
Ne var ki, taraflar arasındaki 15.03.2006 tarihli sözleşmeye 20.07.2006 tarihinde yapılan eklemeden davalı yüklenicinin, davacıya 1.550,00 TL fazla bedelli iş yaptığı, bu bedelin ödenmesinin de davacı tarafından kabul edildiği görülmektedir. Davalının 1.550,00 TL’ye yönelik savunması takas savunması
olup 15.03.2006 tarihli sözleşme kapsamındaki fazla işler bedelidir. Dolayısıyla, ayıplı işler bedeli olan 1.775,00 TL’den bu miktarın düşülerek davacı alacağı olarak 225,00 TL’ye hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece değinilen yönün gözardı edilmek suretiyle fazla bedelin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9035, K. 2011/11754, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama