İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/907 K.2011/3439

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.04.2008 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından…

Esas2011/907Karar2011/3439Tarih18 Mart 2011Okuma4 dk · 804 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/907 E., 2011/3439 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

804 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.04.2008 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı şirket, 1976 sayılı parsel, S Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümü davalı ... ve ...’e hisseli olarak tapuda sattığını, satış bedeli olan 425.000 Amerikan Dolarından 257.000 Amerikan Dolarını peşin aldığını, kalan alacakları için her biri 42.000 TL bedelli 6 adet çek verildiğini, çekler bedelinin ödenmediğini, kendi garantörlüğünde Garanti Bankasından kredi kullandırıldığını, sözleşme uyarınca taşınmazın tapu kaydına 1.derecede ipotek şerhi işlenmesi gerektiği halde, davalı ... ve ...’in diğer davalı ... lehine 1.derecede ipotek tesis ettiklerini, kendi lehine ancak 2.derecede ipotek tesis edildiğini,

davalılar arasındaki 1.derecede tesis edilen ipoteğin muvazaalı olduğunu, kaldı ki ipotek bedelinin ipotek alacaklısı davalı ...’e ödendiğini, davalılar arasındaki ipotek akti terkin edilirse, lehlerine olan 2.derecedeki ipoteğin 1.dereceye ilerleyeceğini belirterek 27.09.2007 tarihli ipoteğin terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan ... diğer davalılardan muhtelif sebeplerle alacaklı olduğunu, dava dilekçesinde sözü edilen ... Esenyurt’taki villayı alacağına karşılık satın aldığını, lehtarı olduğu 27.09.2007 tarihli ipoteğin başka bir ilişki sebebiyle tesis edildiğini, diğer davalılardan ipotek miktarı kadar gerçek alacağı bulunduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.

Davalılardan ... ve ... davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir.

Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; 27.09.2007 tarihinde 1976 sayılı parseldeki 113/8628 arsa paylı, zemin kat, 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine alınan borca karşılık davalı ... lehine diğer davalılar tarafından 350.000 TL limitli ipotek tesis ettikleri, bu ipoteğin 1.derecede kurulduğu, aynı yer üzerine bu defa 14.11.2007 tarihinde davacı şirket lehine kullandırılan konut kredisi sebebi ile 350.000 TL bedelli 2.derecede ipotek kurulduğu görülmektedir.

Davacı şirket, davalılar arasındaki 1.derecedeki ipoteğin gerçek alacağa dayanmadığını, terkin edilmesi halinde 14.11.2007 tarihli 2.derecedeki ipotek alacakları 1.dereceye yükseleceğinden hukuki yararları bulunduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.

Bu davada öncelikle, hukuki yarar, arkasından da Türk İpotek Hukukunda ipotekteki derecelerin ne anlama geldiği hususları üzerinde durulması gerekmektedir.

Davacının bir davayı açmakta hukuki yararı bulunması demek, o davayı açarak mahkemeden hukuki himaye talebinde bulunmakta korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması demektir. Hukuki yarar dava açıldığı anda mevcut olmalıdır. Geleceğe yönelik hukuki bir yarar bir davanın açılması için yeterli değildir.

Taşınmaz rehninde Roma hukukunda geçerli bulunan boşalan dereceye ilerleme sistemi ile Alman hukukunda geçerli bulunan sabit derece sistemi olmak üzere iki temel sistem bulunmaktadır. Boşalan dereceye ilerlemeyi esas alan sistemde rehnin sırası, rehin tesis tarihine göre tayin edilmekte, eski tarihli rehin yenilerden önce gelmektedir. Bir rehin hakkı herhangi bir nedenle sona ermişse sonraki sırada yer alan rehin hakları otomatik olarak birer basamak öne kaymaktadır.

Türk Medeni Kanunu bu sistemi benimsememiş, İsviçre hukukunda olduğu gibi sabit dereceler sistemine ilişkin düzenlemeler getirmiştir. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 870.maddesi hükmü uyarınca “Rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin derecesi ile sınırlıdır.

Taşınmaz rehni, sırada kendisinden önce gelecek olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla, 2. veya daha sonraki derecede de kurulabilir." Sabit dereceler sisteminde rehin hakkı kurulacak taşınmaz değeri farazi bazı parçalara bölünmekte, her dilimle rehin hakkı kurulacak bir derece oluşturulmaktadır. Oluşturulan bu dereceler taşınmaz rehninin sırasını ve teminat miktarını tayin

eder. Bir derecenin hangi sırada ne miktar için teminat teşkil edeceğini taşınmaz maliki tespit eder veya taşınmaz maliki ile alacaklı anlaşarak rehnin türü, derecesi, sırası ve teminat teşkil edeceği miktarı kararlaştırabilir. Derecenin teminat miktarı bir kere tespit edilerek tescil edildikten sonra, sonra gelen derecelerde tescil edilmiş rehinli alacaklıların rızası olmadan onların zararına artırılamaz (TMK m.875, f.2).

Bu şekilde kurulan rehin derecelerinden biri boşalırsa ve sonradan gelen derecedeki alacaklı bu boşalan dereceden yararlanma sözleşmesi (TMK m.871) yapmamışsa, boşalan dereceye ilerleyemez.

Çünkü TMK. m.871’e göre “aynı taşınmaz üzerinde farklı sıralarda kurulmuş bulunan rehin haklarından birinin terkin edilmiş olması sonraki sırada yer alan rehinli alacaklıya boşalan dereceye geçme hakkı vermez." Belirtildiği üzere sonraki sırada yer alan rehinli alacaklıya boşalan dereceye geçme hakkı veren bir sözleşmenin yapılmış olması gerekir. Bu sözleşmenin geçerliliği ise resmi şekilde yapılmasına; ayni etki sağlamaları tapu kütüğüne şerh verilmelerine bağlıdır.

Şu halde 1.derecedeki rehin hakkı 2.derecedeki rehinden daha sonra da kurulsa öncelik hakkına sahiptir. Sözleşme dışında sabit dereceler sistemine getirilen bir istisna da Türk Medeni Kanununun 872. maddesidir. Ne var ki, bu istisna hükmü taşınmazın paraya çevrilmesinde gözetilebilir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacı şirket ile davalılardan ... ve ... arasındaki 14.11.2007 tarihli ipotek akit tablosunda davacı şirkete öndeki derecelerden biri boşalırsa ipoteğin boşalan dereceden yararlanılacağına dair yetki verilmediğinden, sabit dereceler sisteminin bir sonucu olarak davacının 14.11.2007 tarihli ipoteği boşalma olsa dahi kendiliğinden bir önceki dereceye ilerleyemez. Dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Yapılan bu saptamalara göre davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddi yerine istemin esası incelenerek yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/907, K. 2011/3439, 18 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/907
Karar No
2011/3439
Tarih
18 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/907 K.2011/3722
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/908 K.2011/1333
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/908 K.2011/3103
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/909 K.2011/1583
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/909 K.2011/1980
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/910 K.2011/2970

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.