KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/9514 E., 2011/11731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.04.2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kesin hüküm sebebiyle davanın reddine dair verilen 03.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Recai Yüksel tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 09.11.2005 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince 208, 211, 213, 227 ve 272 sayılı parsellerdeki davalının paylarının iptali ve adına tescilini, ayrıca tapudaki hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davacı kardeşi ile aralarında aynı konuda daha önce dava görüldüğünü beyanla davanın kesin hüküm nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
HUMK'nun 237. maddesi uyarınca orta yerde kesin hüküm bulunduğunun kabulü için her iki davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekir.
Taraflar arasında daha önce görülüp sonuçlanan 2010/224 esas ve 2010/288 sayılı kararda davanın konusu aynı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı davalı hisselerine isabet eden ürün bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davacının henüz adına tescil yaptırmadığından aldığı pay
yönünden ecrimisil istemesi mümkün bulunmadığı gibi davalıya ihtarname gönderip intifadan men ettirdiğini ispat edemediği için alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Görülüyor ki, bu karar alacak davasına ilişkin olup eldeki dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile hacizlerin kaldırılması isteğine ilişkindir. Bu nedenle davanın hukuki sebebi yönünden kesin hüküm sonucunu meydana getirmez. Bu nedenle iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delilleri toplanıp, davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kesin hükümden söz edilerek davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/9514, K. 2011/11731, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama