KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/102 E., 2012/1153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu 1483, 266 ve 1725 sayılı parsellerin tapu kaydında murislerinin “...” olarak geçen soyadının “...” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığı, halen davacının murisinin tapu kayıtlarında malik olarak görülmediği sabittir.
Davacı vekili 16.09.2011 tarihli oturumda murisin tapu kaydında kimlik bilgileri yanlış yazılı olduğundan kamulaştırma bedelini alamadıklarını beyan etmiştir. Bu durumda davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının murisi artık dava konusu taşınmazda malik olarak görülmediğinden tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir.
Davaya konu olayda mülkiyet ilişkisi kalmadığından tapu kaydındaki kimlik bilgileri düzeltilemeyen murisin mirasçılarının kamulaştırma bedelini alabilmeleri için mahkemece dava konusu taşınmazların kamulaştırma işleminden önceki tapu maliki "... oğlu ... ...'' ile davacının murisi ... oğlu ...'ün aynı kişi olduğunun tespitine" şeklinde bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/102, K. 2012/1153, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama