KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/2362 E., 2012/4475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.06.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, eser bedelinden kalan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemleriyle açılmıştır.
Davalı, eserin ayıplı meydana getirildiğini, ayıpların davacıya yapılan ihtar üzerine üçüncü kişiler eliyle giderildiğini, icra takibine konu yapılan tutarın o nedenle ödenmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı verilen kesin süre içerisinde keşif giderlerini depo etmediğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında 21.10.2008 tarihli sözleşme konusu işlerin davacı tarafından yapıldığı ve iş bedelinin de 21.000,00 Euro + KDV olduğu konularında bir çekişme yoktur. Davalı iş sahibi, eserin ayıplı imal edildiğini ve takip konusu miktarın ayıpların giderilmesi bedeli olarak davacıya ödenmediğini savunduğundan, bu savunmayı ispat yükü davalı iş sahibine düşer. Dolayısıyla, gerek 27.04.2011, gerekse 27.06.2011 tarihli celselerde davacıya keşif giderlerini yatırmak üzere mehil veren ara kararları gereksizdir. Çünkü, belirtildiği gibi ayıbın varlığını ve ayıplı işin bedelinin ne olduğunu ispat yükü davalıdadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda ortaya konan ilkeler doğrultusunda çekişmenin esasını incelemek ve sonucuna uygun karar vermek olmalıdır.
İspat yükünde yanılgıya düşülerek kurulan ara kararı gerekçe göstermek suretiyle istemin reddi doğru olmadığından, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/2362, K. 2012/4475, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama