İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/4476 K.2012/8669

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2001 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı…

Esas2012/4476Karar2012/8669Tarih19 Haziran 2012Okuma5 dk · 943 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2012/4476 E., 2012/8669 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

943 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2001 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız temyizi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.06.2012 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, dava konusu meraya davalının müdahalesinin men’i istemine ilişkindir.

Davalı, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı ... Başkanlığının, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/22-1998/105 E.K sayılı ilamına konu bu dosyada hükme esas alınan fen bilirkişisinin 15.06.1998 tarihli raporunda “B” harfi ile gösterilen meraya ilişkin olarak müşterek kullanıma yönelik müdahalesinin men'ine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.

Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4).

31.5.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir

parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı...”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.

Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır.

Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.

Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir.

Mahkemece yapılacak keşifte, tahsise dayanılıyorsa, tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mer’a olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun, çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak, uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir.

Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

Taraflar arasında görülen ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/22 - 1998/105 E.K. sayılı meraya müdahelenin ve muarazanın önlenmesi davasında, ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davacı, ... Köyü Tüzel Kişiliğinin ise davalı olduğu, dava konusu edilen meranın ... Köyü idari sınırları içinde kaldığı ancak mera uyuşmazlıklarının idari sınırlar ile

çözümlenemeyeceği bu bölümün ... Köyü'nün merası olduğu saptandığından 15.06.1998 tarihli fen bilirkişileri raporlarında "B" harfi ile gösterilen meraya davalı ... Köyünün müdahalesinin ve muarazanın önlenmesine karar verildiği, fazlaya ilişkin isteminin reddedildiği, hükmün Dairemizin 1999/4680 - 6298 E.K. 01.10.1999 tarihli onama ve 2000/732 – 1029 E.K. 18.02.2000 tarihli karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilamı sonucu kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre mahkemece; 05.08.2010 tarihinde mahallinde keşif yapılmış, fen bilirkişileri keşif zabtında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/22 - 1998/105 E.K. sayılı dosyasındaki karara ekli krokiyi zeminde uyguladıklarını belirtmişlerse de 16.08.2010 tarihli bilirkişi raporlarında özetle “…dava konusu yerlerin 1997/22 esas sayılı dosyasındaki karara ekli krokideki yerleri kapsadığını fakat krokinin hassas bir şekilde uygulanırlılığının olmadığını ve yerel bilirkişilerce de yerler gösterilmediği için zemine uygulanamadığını belirtmişler…”, aynı bilirkişilerin 25.11.2010 tarihli ek raporlarında 1997/22 - 1998/105 E.K. sayılı kararın ekindeki krokide koordinat bulunmadığı ve teknik yönden uygulanabilir nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

Bu tespitlerden sonra mahkemece; yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı ve meradan yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek yerel bilirkişiler seçilerek ve tarafların bildirecekleri tanıkları aracılığı ile ziraat bilirkişisinin de bulunduğu yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti refakatiyle yerinde keşif yapılarak, ilk önce davacı taraftan, idari sınırların meranın aidiyetinin belirlenmesinde öneminin olmadığı da göz önüne alınarak, uyuşmazlık konusu mera alanı sorulup, tespit edilmeli, dava konusu yerin taraflar arasında görülen ...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/22 - 1998/105 E.K. sayılı kararına dayanak 15.06.1998 tarihli bilirkişi raporuna ekli ve koordinatlı krokide belirlenen yer olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, dava konusu yerin 15.06.1998 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen “B” harfli yer içinde kaldığının tespiti halinde, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmelidir.

Dava konusu yerin 1997/22 esas sayılı dava ile karara bağlanan “B” harfli yer içinde kalmadığı anlaşıldığı takdirde ise yukarıdaki ilkelere göre tahsis veya kadimlik araştırması sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Sabit noktaları bulunan ve koordinatlı 15.06.1998 tarihli bilirkişi raporuna rağmen, bilirkişilerce koordinatları bulunmadığı gerekçesi ile teknik yönden uygulanamadığı belirtilen şüphe ve tereddüt yaratan rapora itibar edilerek ve dava konusu alan da tespit edilmeden, taraflar arasında hükmün infazı sırasında yeni bazı uyuşmazlıklar yaratacak şekilde ayrıca kesin hüküm kuralına aykırı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/4476, K. 2012/8669, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4476
Karar No
2012/8669
Tarih
19 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/4476 K.2012/11579
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/4476 K.2012/5719
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/4476 K.2012/21992
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/4477 K.2012/8620
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/4477 K.2012/9735
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/4477 K.2012/8670

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.