KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2012/5553 E., 2012/6293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2007 ve 19.02.2010 gününde verilen dilekçeler ile itirazın iptali ve alacak istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davaların kabulüne dair verilen 28.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar ..., ... ve ... davalıya karşı açtıkları davada 25.07.2003 tarihli sözleşme gereğince davalının satın aldıkları dairelerin inşaatını tamamlayacağı inancıyla davalıya ödedikleri 3937,50 TL'nin iadesini talep etmişlerdir.
Birleştirilen davada ise davacılar... davalı ...'na karşı açtıkları davada davalıya ödenen 5200,00 liranın iadesi için yaptıkları icra takibine itirazın iptali isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2006/1392 takip sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptaline, 5250 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesi şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı ödenen paranın hükmen tahsili, birleşen dava ise icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen davada davacılar, 25.07.2003 tarihli sözleşmeye göre satın aldıkları dairelerin yüklenici tarafından eksik bırakılan inşaatının tamamlanması için davalı ile anlaşarak ona daire sahiplerinden para toplayarak ödediklerini, ancak inşaatın tamamlanmadığını, bu nedenle ödedikleri paranın tahsili için
takip yaptıklarını, takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmişlerdir. Gerçekten de, davacıların başlattığı Sinop İcra Müdürlüğünün 2006/1392 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip yapıldığı ve davalının borca itiraz ettiği sabittir. Birleştirme kararı verilmeden önce mahkemece dava reddedilmiş, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 14.07.2009 tarihli 2009/2383 - 4383 sayılı kararı ile yerel mahkeme kararı davacıların davalıya 5250 TL ödeyen daire satın alan kişilerden olup olmadığının saptanması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Bozma kararından sonra diğer davacılar eldeki davayı açarak kendi ödedikleri paranın tahsilini istemişlerdir. Her iki dava birleştirilmiş ve itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra takibine yapılan itirazın iptali davası ile birleştirilen ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine yönelik davada, bu davanın davacıları tarafından yapılmış bir icra takibi olmadığı halde itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/5553, K. 2012/6293, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama