KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/8708 E., 2012/10493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve kal 21.03.2006 tarihli karşı dava ile taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, müdahalenin men'i ve kal isteminin reddine dair verilen 09.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı/ karşı davalı vekili ve davalı/ karşı davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, müdahalenin men'i ve kal karşı dava ise taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece hüküm sonucunda elatmanın önlenmesi ve kal isteminin reddine, karşı davanın kabulü ile 18 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü bulunan 1.40m2 taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile davalılar ... mirasçıları adına 19 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek tesciline karar verilmiş, gerekçeli kararda ise elatmanın önlenmesi ve kal isteminin reddine, karşı davanın kabulü ile 18 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü bulunan 1.40 m2 taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ve ifrazı ile davalılar ... mirasçılarından ... adına 19 parsel sayılı taşınmaza tesciline ve tevhidine hükmedilmiştir.
Hükmü, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere; “Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.”
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince;
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Ve “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de; “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut olayda , temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu görülmüştür.
10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki hüküm sonucuyla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/8708, K. 2012/10493, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama