KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/9302 E., 2012/10576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisi “ ... oğlu ... ... ...’a “ait 91 ve 93 parsel sayılı taşınmazlarda murisin soyadının tapu kayıtlarına yazılmadığını ileri sürerek, soyadının tapu kaydına yazılmasını istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, murisin soyadının nüfus kayıtlarında yer almadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden davacı murisi ... ve ...’dan olma ... ...’nin yersel yazım dışı kalarak vefat ettiği ve nüfus kaydına ölüm tarihi ile soyadının yazılmadığı anlaşılmıştır. Nüfus kayıtlarında yer almayan soyadının tapu kaydına yazılması mümkün değil ise de İdari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir.
Davaya konu olayda, tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak
görünen ... oğlu ... ... ile davacının murisi ... ve ...’dan olma 01.07.1875 doğumlu ... ...’nin aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2012/9302, K. 2012/10576, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama