KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/11171 E., 2013/11838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.05.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalılar vekilinin 116 ada 2016 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 116 ada 1859 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içerisinde bulunan mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtlarına göre 1859 sayılı parselin maliki ...'ın baba adı “...” olduğu halde tapu kaydında hatalı şekilde “...” olarak geçtiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilebilmesi için öncelikle bu hatanın düzeltilmesi zorunludur.
Öte yandan paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış
sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olayda, 23.11.2011 tarihli keşifte davacı 48 adet ağacın davalı ...'a ait olduğunu kabul ettiğinden satış bedelinin paylaştırılmasında davalı ... lehine oran kurulurken ağaç bedellerinin hesaba dahil edilmemesi de doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/11171, K. 2013/11838, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama