İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/15876 K.2014/2820

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2009 ve 26.05.2009 gününde verilen dilekçeler ile yüklenicinin temlikine ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve…

Esas2013/15876Karar2014/2820Tarih4 Mart 2014Okuma5 dk · 1.089 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/15876 E., 2014/2820 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2014
Mahkemesi
Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
29/01/2013
Numarası
2009/183-2013/59
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.089 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2009 ve 26.05.2009 gününde verilen dilekçeler ile yüklenicinin temlikine ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleştirilen davalardaki tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 29.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı A.. A.. vekili ile duruşmasız temyizi davalılar R.. E.., M.. O.. ve S..

D.. vekilleri tarafından istenilmekle tayin olunan 11.02.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı A.. A.. ve vekili Av. Ö.. Ö.. ve davalı R.. E.. vekili Av. M.. Ö.. ile karşı taraf D.. S.. vekili Av. M.. A.., davacı F.. B.. ve M.. T.. vekili Av. S.. H.. ve davalı yüklenici şirket temsilcisi A.. U..A.. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi.

Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Asıl davada davacı D.. S.. 4... parsel E blok, ... kat .. no’lu dairenin; birleştirilen birinci davada davacı F.. B.. C blok, 1. kat .. no’lu dairenin, birleştirilen ikinci davada davacı M.. T.. A blok, ... kat .. no’lu dairenin yüklenicinin temliki ve muvazaa iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescili, ikinci kademede tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece; asıl ve birleştirilen davalarda mülkiyet aktarımı istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı arsa sahibi A.. A.. vekili ile davalı R.. E.. vekili, davalı M.. O.. vekili ve davalı S.. D.. vekili temyiz etmiştir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yükleniciye şahsi hak sağlar. Yüklenici, eserin tesliminde hak edeceği bağımsız bölümlere özgülenen arsa payının tescilini doğrudan arsa sahibinden talep edebileceği gibi, şahsi hakkını Borçlar Kanunu’nun 162. maddesinden yararlanarak üçüncü kişilere de yazılı olması koşuluyla (BK.m.163) ve borçlunun (arsa sahibinin) rızası gerekmeksizin temlik edebilir. Davadaki istemin dayanağı, BK’nın 162. maddesidir.

Ne var ki, davacıların (üçüncü kişilerin) tescil talebine muhatap olan ve sözleşmenin arsa sahibi bulunan tarafı (davalı arsa sahibi) temlik işlemini öğrenince, BK’nın 167. maddesinden yararlanarak temlik edene (yükleniciye) karşı haiz olduğu bütün def’ileri temellük edene davacılara (üçüncü kişilere) karşı da ileri sürebilir.

Buna göre temliki öğrenen borçlu (arsa sahibi) temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir.

Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir.

Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.

Diğer taraftan TMK'nın 2. maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”. şeklindedir.

Objektif iyi niyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kurallarını düzenleyen madde bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın himaye etmeyeceğini belirtmiştir.

Yine, BK’nın 18. maddesinde düzenlenen danışıklı işlem ise tarafların yaptıkları aktin hüküm doğurmaması ve görünüşteki akitten başka bir aktin hükümlerinin meydana gelmemesi hususunda anlaşmalarıdır. Gerek TMK’nın 2. maddesi ve gerekse sözü edilen BK’nın 18. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, bir hakkın kullanılmasında gizlenen irade ile oluşan danışıklı işlemin üçüncü kişileri zararlandırma kastı da taşıyabileceğini göstermektedir.

Ayrıca hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ilerde kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat,

hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nın 1023. maddesinde de aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. madde ise “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Tüm bu anlatılanlardan sonra somut olaya gelince;

Davadaki istemin dayanağı, davalı yüklenici şirket ile davalı arsa sahibi A.. A.. arasında düzenlenen Marmaris 4. Noterliğinin 18.09.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici şirketin şahsi hakkını, 02.08.2007, 14.04.2008 ve 01.11.2007 tarihli sözleşmeler ile davacılara devretmesine ilişkin “alacağın devri” (temlik) sözleşmeleridir.

Arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye (davacıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur.

Davaya konu olayın; temlik işleminin hukuki niteliği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin borçlarının neler olduğu ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, davalı arsa sahibinin ileri sürdüğü defileri (iskan, yaptığı harcamalara ilişkin fatura ve belgeleri) değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, dava konusu taşınmazların son kayıt sahipleri davalılar R.. E.., M.. O.. ve S.. D..’in yükleniciden temlik alınan hakkın bertaraf edilmesi kastiyle ve kötüniyetle mülkiyeti kazandığı ileri sürüldüğünden, mülkiyet hakkı sahiplerinin davacıların sözleşmelerini bilmesi gereken kişilerden olup olmadığı hususundaki mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen nedenler, son kayıt malikleri olan davalıların muvazaalı işlem sonucu taşınmazları edindiklerini ispat için yeterli değildir. Davacıların muvazaa iddialarına ilişkin tanıklarının kimler olduğu sorulup saptanarak, yöntemince

dinlenip özellikle son kayıt maliki davalıların taşınmazların alımına ilişkin beyanları sorulmalı ve davalıların ibraz ettikleri banka dekontları üzerinde de durularak tüm bunların sonucuna göre tapu maliki davalıların durumu değerlendirerek bir sonuca ulaşılmalıdır.

Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de; 19.01.2010 tarihli oturumda davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar gerekçeli karar başlığında bu husus belirtilmemiş ise de yapılan yanlışlığın maddi hataya dayalı olduğundan bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı yüklenici şirket ve davacı D.. S..’dan alınarak davalı A.. A.. ve davalı S.. D..’e verilmesine, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı yüklenici şirket ve davacı F.. B..’den alınarak davalı A.. A.. ve davalı M.. O..’a verilmesine, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı yüklenici şirket ve davacı M.. T..’dan alınarak davalı A.. A.. ve davalı R.. E..’a verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 04.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/15876, K. 2014/2820, 4 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15876
Karar No
2014/2820
Tarih
4 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/15877 K.2014/5438
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/15877 K.2014/2691
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/15877 K.2014/7210
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/15879 K.2014/7826
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/15879 K.2014/3611
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/15879 K.2014/4316

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.