İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/2149 K.2013/6962

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2009 gününde verilen dilekçe ile meranın aidiyetinin tespiti ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca,…

Esas2013/2149Karar2013/6962Tarih7 Mayıs 2013Okuma6 dk · 1.147 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/2149 E., 2013/6962 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.147 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2009 gününde verilen dilekçe ile meranın aidiyetinin tespiti ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... temsilcisi ve duruşmasız temyizi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve davalı Hazine vekili Av. ... geldiler.

Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Dava, dava konusu 106 ada 1 parsel numaralı meranın aidiyetinin tespiti ve haksız elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

Davalı ... temsilcisi, dava konusu meranın kadimden beri kendilerinin merası olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 106 ada 1 parselin tapu kaydının iptali ve davacı köyler merası olarak tesciline, elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temsilcisi ve davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)

31.5.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı...”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.

Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.

Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir.

Mahkemece yapılacak keşifte, tahsise dayanılıyorsa, tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mera olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun, çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak, uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir.

Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

1- Dava konusu 106 ada 1 parsel numaralı taşınmaz 2009 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında mera (köy orta malı) niteliği ile Mahirbey Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş ve bu parsele ilişkin tutanak 09.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere meraların kullanım hakkının saptanmasında tahsis kararı varsa tahsis kararına, yoksa kadim yararlanma durumuna göre hak sahibinin saptanması gereklidir. Eldeki davada da davacı köyler tahsis kararına, davalı ... ise kadim yararlanma hakkına dayanmışlardır. Ne var ki, mahkemece yapılan araştırma eksik incelemeye dayalı olup hüküm vermeye yeterli değildir. 03.10.2012 tarihinde

mahallinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazla ilgili yeterli bilgiye sahip bulunmadıkları da anlaşılmaktadır.

Davacı köyler 06.10.2009 tarihli delil listelerinde 13.01.1936 ve 18.06.1941 tarihli tahsis kararlarına dayanmışlardır. Davacıların sundukları belgelerden. Kars İl İdare Kurulunun 3/6 sayılı ve 13.01.1936 günlü “Digor Yaylalarının Tahsisine” ilişkin “60 nolu Toprak Tevzii Komisyonu Başkanı” imzalı belgede, davacı ... Köyü ve davalı ...

(Sinco) Köyü adına yaylaların tahsisine karar verildiği, bu kararın 11. sırasında Sinco Yaylasının “Boş olduğundan Hazineye”, 12. sırasında Harabe Digor Yaylasının “Çatak Köyüne”, 18.06.1941/177 tarih ve sayılı belgeden H.Susuz Yaylasının “Mevrek(Dolaylı Köyüne)” şeklinde tahsis kararları olduğu görülmektedir.

Bu tahsislere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerinden ve ilgili kurumlardan yeterince araştırılma yapılmadan ve tahsis kararlarının dayanak belgeleri (karar ve krokileri) getirtilmeden, 60 nolu Toprak Tevzii Komisyonunun adı geçen yaylalara ilişkin işlemleri (varsa dağıtım tevzii cetvelleri ve dayanağı haritalar) araştırılmadan, yapılan keşifte taraf köylere tahsis edilen yaylaların (...) sınırları sorulup, tespit edilmeden, dava konusu meranın tahsis kararlarında belirtilen yaylaları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeden hüküm kurulmuştur.

Mahkemece, özellikle dava konusu meraya komşu ... köylerinden yöreyi iyi bilen yaşlı ve meradan yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek yerel bilirkişiler tespit edilerek ve tarafların komşu köylerden bildirecekleri tanıklar saptanarak, bundan sonra yerinde yeniden keşif yapılmalı, HMK.nun 243. maddesi hükmünce bildirilecek tanıklar davetiye ile çağrılmalı, bunlar 259. madde gereğince keşif yerinde yasanın 261. maddesi hükmünce ayrı ayrı dinlenmeli, beyanlar arasında aykırılık olursa yüzleştirilmelidir.

Gerek yerel bilirkişiler, gerekse de taraf tanıkları beyanlarına göre dava konusu taşınmazda davacıların dayandıkları tahsis kararlarına göre yararlanma durumu saptanmalı ve davalı köyün kadimlik iddiası üzerinde de durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

2-4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi hükmü uyarınca “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” Anılan madde hükmü uyarınca, somut olayda meranın kuru mülkiyeti Hazineye, intifa hakkı da köye ait olduğundan, dava konusu 106 ada 1 parsel numaralı mera vasfındaki taşınmazın alım-satıma tabi imiş gibi dava tarihi itibariyle taşınmaz

değeri üzerinden davalı aleyhine harç ve vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.

Dava konusu 106 ada 1 parselde davacı köylerin yararlanma hakları olduğunu iddia ettikleri gözetilerek, taşınmaz yönünden bir yıllık intifa hakkı bedeli (hayvanlarının yararlanması sebebiyle ot bedeli ) tespit edilerek, bunun sonucuna göre harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, mahkemece tespit edilebilecek bu değeri aşar şekilde hesaplanan bedel dava değeri olarak kabul edilip harç ve vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamıştır.

3-Taşınmazın niteliğinin mera olduğu kesinleşen kadastro tespiti ile sabittir. Dava konusu taşınmazın mera olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı Hazine aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken, meranın kuru (çıplak) mülkiyeti de çekişme konusuymuş gibi davalı Hazine hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de; meranın aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olarak davanın kabulü halinde dahi, dava konusu 106 ada 1 parsel sayılı meranın kullanma hakkının davacı köylere ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken; “taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı köylerin yaylasına dahil edilmek üzere davacı köyler adına mera olarak tesciline” şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 990 TL’şer Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ve davalı Hazineye verilmesine 07.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/2149, K. 2013/6962, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2149
Karar No
2013/6962
Tarih
7 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/2150 K.2013/14077
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/2150 K.2013/7799
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/2150 K.2013/6784
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/2151 K.2013/15890
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/2152 K.2013/6090
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/2152 K.2013/7766

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.