KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2013/3019 E., 2013/4867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.07.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Davacı, dava dilekçesinde 17 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalının diğer paydaş Hidayet Karakuş’un payını 21.04.2011 tarihinde 25.000,00 TL bedelle satın aldığını, ancak önalım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla tapuda bedelin 65.000,00 TL olarak gösterildiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, dava konusu payı gerçek değerini ödeyerek satın aldığını, bedelde muvazaa yapılmadığını savunmuştur.
Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamalıdır. Bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması halinde iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davada kendisini
vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Önalım hakkına konu edilen payı davalı 65.000,00 TL bedelle satın almıştır. Muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır. Bu durumda iddia olunan bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderinin bu orana göre paylaştırılması gerekirken satış bedelinin tamamı üzerinden davacı yararına vekalet ücreti takdir olunarak yargılama giderlerinin tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/3019, K. 2013/4867, 29 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama