KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/6554 E., 2013/8681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2005 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının, arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olayda, dava konusu 742 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı bina ile ardiye niteliğindeki muhtesatın davalı ...'a ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki 17.12.2012 havale tarihli bilirkişi ek raporunda tek katlı bina ve ardiyenin değeri ve taşınmazdaki oranı belirlenmiştir.Ancak mahkemece sadece tek katlı binanın davalıya ait olduğu kabul edilerek bu bina yönünden davalı lehine oran kurulmuştur. Bu durumda ardiye niteliğindeki yapının da davalıya ait olacak şekilde oran kurulması gerekirken bu muhdesat yönünden davalı yararına oran kurulmaması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/6554, K. 2013/8681, 6 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama