İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/6790 K.2013/8092

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.09.2005 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi ve kal.

Esas2013/6790Karar2013/8092Tarih28 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.055 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/6790 E., 2013/8092 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.055 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.09.2005 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi ve kal.

03.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybının tespiti istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bir kısım davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı GSM şirketleri ve davalı ... yönünden ıslah edilen tespit isteminin kabulüne dair verilen 26.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekilleri ile duruşmasız temyizi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.03.2013 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir.

Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı, sağlığa zarar verdiği iddiası ile davalı GSM şirketlerine ait baz istasyonunun kaldırılması isteğinde bulunmuş, 03.04.2012 tarihli dilekçesi ile de davayı tamamen ıslah ederek, komşu taşınmaza kurulan baz istasyonları nedeniyle taşınmazında meydana gelen değer kaybının tespitini istemiştir.

Davalı GSM şirketleri davanın reddini savunmuşlar, davalı idareler vekilleri haklarında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davalılar Sağlık Bakanlığı, ..., Çevre Bakanlığı, ... ve Gölcük (Değirmendere) Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı ...’a ait 193 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine diğer davalılarca kurulan baz istasyonları nedeniyle, 193 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davacıya ait binanın dava tarihi itibariyle değerinde 31.000 TL azalma meydana geldiğinin tespitine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar ... A.Ş., davalı ...Ş., davalı ...Ş. ile davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.

Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnalarından olup, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesi olarak tanımlanmaktadır. Islah ile taraflar dava sebebini, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilirler. Usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması şartı ile davanın tamamen veya kısmen ıslahı mümkündür. Dava sebebinin veya dava konusunun tamamen değiştirilmesi ıslah halleridir.

Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır.

Islah, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176 ila 182. maddelerinde, tamamen ıslah ise 180. maddede düzenlenmiştir. Davanın tamamında ıslah dava dilekçesinden itibaren (dava dilekçesi dahil) bütün usul işlemlerin yapılmamış sayılması için yapılır (6100 sayılı HMK'nın 180. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 87.)). Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda belirtilen durumda yeni bir davanın açılmış sayılamayacağı, tamamen ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.

Tespit davaları ise genel olarak bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Hukuki ilişkiden maksat, bir kimse ile diğer bir kimse veya eşya arasında mevcut olan ve somut bir olaydan doğan hukuki ilişkidir. Buna karşılık, bir hukuki ilişki niteliğinde olmayıp maddi vakıadan ibaret olan ilişkilerin tespiti için açılan tespit davası dinlenmez. Ayrıca tespit davasında hukuki ilişkinin hemen tespitinde hukuki yararın bulunması da lazımdır.

Nitekim bu husus, 6100 sayılı HMK'nın 106/2 maddesinde aynen “Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır” Şeklinde ifade edilmiştir.

Her dava için dava şartı olan hukuki yararın, tespit davalarında da bulunması zorunludur. Hukuki ilişkinin mevcut olması tespit davası açmak için yeterli olmayıp, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının mahkemece tespitinde davacının hukuki yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitine ilişkin olmalıdır. Başka bir deyişle davacının hukuki korunma ihtiyacı güncel olmalıdır. Bu korunma ihtiyacı doğmadan (yani bu hukuki korunma ihtiyacının gelecekte duyulacağından bahisle) tespit davası açılamaz. Bir hukuki ilişkinin tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması da şu üç şartın birlikte varlığına bağlıdır:

1-Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı,

2-Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı,

3-Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olmalıdır.

Kural olarak da gelecekteki yararlara veya zararlara dayanılarak tespit davası açılamaz. Tespit davalarında hukuki ilişki ve hukuki yarar dava şartıdır. Hakim, bir tespit davasında bu iki şartın da var olup olmadığını yargılamanın her safhasında re’sen göz önünde bulundurmakla görevlidir. Açılan bir tespit davasında hukuki yarar yoksa dava esastan değil, dinlenemeyeceğinden (mesmu olmadığından) dolayı reddedilir. Çünkü, bir tespit davasını dinlenemeyeceğinden dolayı reddeden hüküm, dava konusu hakkında maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Aynı konuda açılacak ikinci bir dava, kesin hüküm sebebiyle reddedilmeyip, tespitte hukuki yarar görüldüğü takdirde dinlenip esastan karara bağlanır.

Türk Medeni Kanununun 730. maddesinde de malikin mülkiyet hakkının sınırlarını aşarak başkalarına zarar vermesi veya zarar verme tehlikesi yaratması halinde taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenlemiştir. Anılan hüküm uyarınca zarara uğrayan kişiler mevcut zararının parasal olarak giderilmesini ve eski halin yeniden iadesini veya zarar tehlikesi bulunduğu hallerde bunun önlenmesini dava yoluyla talep edebilir. Burada taşınmaz malikinin sorumluluğu kanunun emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluk halidir.

Taşınmaz malikinin taşınmazını taşkın olarak kullanıp başkasına bu şekilde zarar verip vermediğini tayinde malikin komşuluk hukukunun kendisine yüklediği mükelefiyetleri ihlal edip etmediğine, komşular arasında yerel örf ve âdetin hoş karşılamayacağı davranışlarda bulunup bulunmadığına bakmak gerekir. Diğer taraftan anılan yasa hükmü gereği taşınmaz malikini sorumlu tutabilmek için orta yerde taşkın kullanma sayılan fiilin hukuka aykırı olduğunun, bir zararın ve ayrıca zararla taşkın kullanma arasında illiyet bağının varlığının saptanması gerekir.

İstisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya TMK’nın 737 ve bu maddenin müeyyidesi olan 730. maddesi uyarınca zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.

Bütün bu anlatılanlardan sonra somut olaya gelince;

Başlangıçta açılan eda davası ile davalı şirketlere ait baz istasyonlarının davacıya zarar verdiği iddia edilmiş ve zararın ispatlanması halinde bu zararın giderilmesi mümkün iken sonrasında davanın tamamen ıslahı ile baz istasyonları nedeniyle davacı taşınmazının gelecekte uğranabileceği varsayılan değer kaybının tespiti istenmiştir.

Henüz zarar gerçekleşmeden ve somut bir zarar tehlikesi de mevcut değilken, gelecekte zarar doğabileceği iddiası ile tespit talep edilmiştir. Davacının henüz gerçekleşmemiş (güncel olmayan) gelecekte duyabileceği hukuki korunma ihtiyacı doğmadan, tespit davasının dinlenmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı tarafın sübjektif kaygılarına göre (taşınmazını kiraya vermekte, satmakta, trampa etmekte) ileride sorunlar yaşayabileceği ve taşınmazının değerinde azalma olacağından bahisle kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ...’a; 990 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin yine davacıdan alınarak davalı ..., Ulaştırma ve Çevre Bakanlığı’na verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/6790, K. 2013/8092, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6790
Karar No
2013/8092
Tarih
28 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/6790 K.2013/9290
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/6791 K.2013/8220
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/6791 K.2013/8235
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/6791 K.2013/11219
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/6791 K.2013/8267
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/6792 K.2013/7903

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.