KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/9417 E., 2013/12836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından davalılar aleyhine 13.02.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda davanın reddine dair verilen 27.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal ile kadastrol yola ve suya elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı, davalı ...'un yola taşkın şekilde inşa ettiği tuvalet olarak kullanılan yapının kali suretiyle yola elatmanın önlenmesini,tuvalet atık sularının yola ve devamında kendi parseline bırakıldığını, ürünlerinin zarar gördüğünü de belirterek komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesini, diğer davalı ...'nın ise tarlasını suladığı su yoluna ağaç dikmek suretiyle suyunun azalmasına sebep olduğunu öne sürerek suya elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Somut olayda davacı, yola elatmanın önlenmesi ve kal, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi ayrıca suya vaki elatmanın önlenmesi talebinde bulunmuştur.
Davanın reddine karar verilmiş ise de bu konuda yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle taraflar arasındaki çekişmenin tam olarak belirlenebilmesi için mahallinde keşif yapılmalıdır. Bunun için de mahkemece öncelikle taraflara ait taşınmazların tapu kayıtları ile çap ve krokileri getirtilmeli, tarafların tüm delilleri toplanmalı, mahalli bilirkişi ve tanıklar belirlenmeli, yapılacak keşifte, kadastro mühendisi veya tapu fen memuru bilirkişi yanında davanın niteliğine, tarafların iddia ve savunmalarına göre, en uygun ihtisas grubu ve meslek erbabından seçilecek bilirkişi hazır bulundurulmalı, düzenlenecek bilirkişi rapor ve krokilerinde tecavüz ve zarar tespit edildiği takdirde alınması gereken önlemler ile yıkım ve eski hale getirme istekleri varsa bunlar gerekçeli olarak gösterilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9417, K. 2013/12836, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama