KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/9640 E., 2013/13407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.09.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 33 parsel sayılı taşınmaz lehine davalı 46, dahili davalı 32 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir.
Aleyhine geçit kurulması istenen 46 parsel sayılı taşınmazın maliki, fedarkarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilerek ve en az zarar görecek 32 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı tarafından halen yol olarak kullanılan 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 09.10.2012 tarihli rapor ve krokide yeşil renkle gösterilen yerden geçit hakkı tesisine ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, 46 parsel sayılı taşınmazın maliki ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 747. maddesinde düzenlenen geçit hakkı ayni hak niteliğinde olmayıp, bir irtifak hakkı kurulmasından ibaret olduğundan Türk Medeni Kanununun 780/1 maddesine göre "tapu siciline kaydedilmesine" karar verilmesi ile yetinilmek gerekirken hüküm fıkrasında "...ve tapuya tesciline" şeklinde karar verilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/VII maddesi gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9640, K. 2013/13407, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama