KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/14158 E., 2015/5567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2012 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.11.2013 günlü hükmün davalılardan ... tarafından temyizi üzerine, mahkemece davalının temyiz isteminin süresi geçmiş olduğu nedeniyle HMK'nın 346/1 ve 2 maddeleri gereğince reddine dair verilen 09.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, geçit hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, 08.10.2013 tarihli rapor ve krokide A harfi ile belirtilen 147,70 m2'lik alandan 189 parsel sayılı taşınmaz lehine davalı 190 parsel sayılı taşınmaz içerisinden geçit hakkı tesisine, depo edilen 1.477,00 TL geçit bedelinin davalılara ödenmesine masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir. Mahkemece 2012/393 Esas, 2013/506 Karar sayılı 09.07.2014 tarihli ek Karar ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ek karar ve asıl kararı davalılardan ... temyiz etmiştir.
Tebligat Kanunu'nda 6099 sayılı Kanun ile değişikliğe gidilmiştir. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra: 11.01.2011 - 6099 S.K. m. 3) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükümlerini içermektedir.
Açıklanan yasa hükmüne göre, öncelik ile davalının yargılama sırasında bilinen adresine yapılan tebligatın iadesi ve adresin tespit edilememesi halinde MERNİS adresine tebligat çıkarılması gerekmektedir. Bu nedenle davalının temyiz isteminin reddi doğru olmamıştır.
Belirtilen nedenle yerel mahkemenin 2012/393 Esas, 2013/506 Karar sayılı 09.07.2014 tarihli süre yönünden temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek 27.11.2013 tarihli 2012/393 Esas, 2013/506 karar sayılı ilamın yapılan temyiz incelemesi sonucunda:
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/14158, K. 2015/5567, 15 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama