İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/15067 K.2015/2598

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.12.2009 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, davalı ... tarafından ... aleyhine ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan…

Esas2014/15067Karar2015/2598Tarih10 Mart 2015Okuma6 dk · 1.156 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/15067 E., 2015/2598 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.156 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.12.2009 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, davalı ... tarafından ... aleyhine ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 05.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10.03.2015 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Av. ... ve Av. ... ile karşı taraftan davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali isteğine ilişkindir.

Davalı-karşı davacı ... vekili, murisin bakıma ihtiyacı olmadığını, ölümünden 2-3 ay önce ağır hasta olduğunu, sözleşmeden altı ay sonra vefat ettiğini, murisin mirasçılarından mal kaçırma amacıyla tüm mallarını davacı kızına geçirmeye çalıştığını belirterek, asıl davanın reddini, karşı dava ile de muvazaalı olduğunu belirterek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muris ... ile ilgili kısmının iptalini talep etmiştir.

Davalılardan ... ile ... davayı kabul etmişlerdir.

Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.

Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir

Somut olayda; davacı ile bakım alacaklıları ... ve davalı ... arasında 06.07.2006 tarihinde ... Noterliğinde ... yevmiye numarası ile ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlenmiş, bakım alacaklısı ... 23.01.2007 tarihinde vefat etmiş olup davalı ... ise sağdır.

Dava konusu ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile bakım alacaklısı muris ... toplam sekiz adet taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını davacıya bırakmıştır. Dosyanın incelenmesinden, murisin dava konusu ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu taşınmazlar dışında bakım alacaklısı ...'ın annesi ... adına kayıtlı tek parça taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tanık beyanlarına göre, davacının çok kısa süre evli kalıp boşandıktan sonra bakım alacaklıları olan ailesinin yanına yerleştiği ve onlarla birlikte yaşadığı, davacı tanığı ...'nun beyanına göre de davalı ...'ın sağlığında babası ... ile dargın oldukları belirtilmektedir.

Sözleşme tarihindeki aile koşulları ve ilişkileri, murisin elinde bulunan malvarlığının miktarı, temlik edilen malın bütün mamelekine oranı dikkate alındığında ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aştığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, sözleşmenin ölünceye kadar bakıp gözetme amacı ile değil, mirasçılardan mal kaçırma amacı ile yapıldığı, sözleşmenin muvazaalı düzenlediği kanaatine varıldığından ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine, sözleşmenin ... ile ilgili kısmının iptali talepli karşı davanın kabulüne karar verilmelidir.

Ancak, davalılar ... ile ... davayı kabul ettiklerinden ve dava konusu taşınmazlarda elbirliği mülkiyetine tabi olan taşınmazlar açısından ifa olanağı da mevcut olduğundan kabul eden davalılar yönünden mahkemece davanın kabulü gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 1.100,00 TL'nin davacı-karşı davalı ...'dan alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Uyuşmazlık, tarafların kök murisi babanın sağlığında davacı kızı ile yaptığı "ölünceye kadar bakma" sözleşmesi uyarınca davaya konu taşınmazları; bakım borçlusuna muvazaalı mı yoksa bakım (ivaz) karşılığı mı vermeyi vaad ettiği hususuna ilişkindir.

01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı YİB kararı uyarınca; miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin, muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için; sözleşme tarihinde murisin, yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm malvarlığına oranı, bu oranın makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Somut olayda, tüm dosya kapsamına göre bakım alacaklısı baba, 1937 doğumlu olup, kanser, prostat vs. kronik hastalıklara uzun süre maruz kalmış, bu yaşam mücadelesinin en uzun ve en ağır döneminde eşinden ayrılmış olan davacı kızı, babasının her türlü bakım ve görümünü yaklaşık 10 yıl aralıksız yerine getirmiştir. Anne sağ olup oda şeker, kalp, tansiyon hastası olup aşırı kiloları nedeniyle yine davacı kızın bakım ve gözetimindedir.

Murisin davacıdan başka üç çocuğu daha vardır. Bunlardan davalı Yusuf babasına küsmüş onun sağlığı ve ihtiyaçları ile ilgilenmemiş, diğer erkek çocuk eğitimi sürdüğü ve şehir dışında olduğu için doğal olarak babasından uzak kalmış ve 3. çocuğu ise doktor olup evlenmiş yine şehir dışında olması nedeniyle babasına yeterince bakamamış ebeveynlerin tüm yükü davacı kız ...'ye kalmış ve onun tarafından yerine getirilmiştir.

Muris baba da bir vefa ve minnet duygusu ile taşınmazlarının büyük bir bölümünü davacı kızına vermek istemiş bunun için ölünceye kadar bakım sözleşmesini yapmıştır.

Kural olarak miras hukukuna ilişkin sözleşmenin yorumunda; murisin, yazılı olarak açıkladığı iradesi geçerli kabul edilip bu iradenin ayakta tutulması gerekir.

Murisin sözleşmede açıkladığı iradesi diğer mirasçı kadeşlerce kabul edilmiş, anne de davaya katılmamıştır. Böylece, murisle ölünceye kadar en zor günlerinde bile ilgilenmeyen ve hatta ona küslük yapan karşı davacı Yusuf'un iddiasından ibaret olan muvazaa olgusu kanıtlanamamış, aksine bakım borçlusu davacının özenle bakım borcunu yerine getirdiği ve murisinde buna karşılık taşınmazları kızına verme yönünde iradesini ortaya koyarak sözleşme yaptığı sabittir.

Muvazaanın kabulü için murisin tüm taşınmazlarının ya da tamamına yakınının sözleşmeye konu edilmiş olması tek yeter şart değildir. Bunların yanısıra yukarıda söz edilen İBKararı uyarınca tarafların aile ilişkileri, murisin yaşlı ve bakıma muhtaç olup olmadığı, bakım yükümlülüğünün niteliği, süresi, ağırlığı ve buna karşın verilen bedelin makul düzeyde olup olmadığı husularının da gözetilmesi gerekir.

Olayımızda kendisini anne ve babasının hizmetine adeta vakfetmiş ve bu hizmetini eksiksiz olarak onca yıl yerine getirmiş çocuğuna ebeveynin yaptığı kazandırma karşılıksız bir bağış olmadığı gibi yapılan hizmetle kazanılan edinim arasında aşırı bir nispetsizlik de bulunmamaktadır. Onulmaz hastalıklarla mücadele eden babasına gençliğini feda ederek hizmet eden kızın bu hizmetinin parayla, malla ölçülebilen bir değeri olduğu düşünülemez. Kaldı ki mirasçılardan mal kaçırmak isteyen muris bunu hiçbir karşılık almadan rahatlıkla yapabilecek konumda olmasına rağmen bunu yapmamış, bakım karşılığını alarak ivazlı şekilde taşınmaz devrini sözleşmeye konu yapmıştır. Dolaysıyla sözleşmenin muvazaalı olmadığının kabulü muris idaresini yansıtan ve hakkaniyete uygun yorum olarak değerlendirilmelidir.

Bu itibarla Dairemizin sayın çoğunluğunun bozma yönündeki görüşüne iştirak edilmemiş, mahkeme kararının onanması gerektiği hususunda karşı oy sunulmuştur.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15067, K. 2015/2598, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ka R A R
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/15067
Karar No
2015/2598
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/15067 K.2015/6058
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/15068 K.2015/3519
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/15069 K.2015/28633
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/15069 K.2015/22975
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/15070 K.2015/28630
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/15070 K.2015/3292

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.