KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/1520 E., 2014/3489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2014
- Mahkemesi
- Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 01/10/2013
- Numarası
- 2012/94-2013/1694
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı N.. İ.. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu .. ada.. ve .. ada .. parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksim olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalılar ve davacı yargılama sırasında satış işleminin taraflar arasında yapılmasını istemişlerdir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı N.. İ.. vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Somut olayda; dava konusu .. ada .. parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde kat mülkiyetinin kurulduğu, 10 numaralı bağımsız bölümün tarafların ortak murisu olan C.. U.. adına diğer bağımsız bölümlerin ise davanın tarafı olmayan üçüncü kişler adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece tarafların ortak murisi adına kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölümdeki oraklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken ana taşınmazın (.. ada .. parsel) satışına karar verilmesi ayrıca davacı ve davalılar satış işleminin taraflar arasında yapılmasını istediklerine göre TMK'nın 699/son maddesine göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/1520, K. 2014/3489, 14 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama