KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/15901 E., 2016/1202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Davacı vekili, davalı şirketin hidroelektrik santrali projesi çalışması sırasında dinamit patlatmasından dolayı davacının 117 ada 16 parsel sayılı taşınmazı üzerindeki evinin zarar gördüğünü ileri sürerek 1.000,00 TL tazminatın, 18.02.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle de 4.271,00 TL tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce; "...sair temyiz itirazlarının reddine ancak, dava konusu evin mühendislik kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla bu durumun davacının zararının artmasına neden olup olmadığı hususunun araştırılıp değerlendirilmediği, bu nedenle davacının bölüşük (müterafik) kusurunun mevcut olması halinde Borçlar Kanununun 44. maddesi uyarınca zarar miktarından indirim yapılması gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü ile 4.271,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozma öncesi hükme esas alınan 23.08.2011 havale tarihli ek rapora göre, davacının evinde meydana gelen zarar 5.412,83 TL olup Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda tespit edilen davacının bölüşük (müterafik) kusuru % 35 olarak belirlenmiştir. Bu orana isabet eden 1.894,49 TL'nin belirlenen zarar miktarından düşülerek sonuçta haksız fiil tarihi olan 21.05.2009 tarihinden itibaren 3.518,34 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/15901, K. 2016/1202, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama