KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/16379 E., 2016/3343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.09.2012 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Davacı, davalının kendisine ait binanın davalıya bakan pencerelerinin ve çatının tadilatına izin vermediğini ileri sürerek muarazanın giderilmesini çatı ve pencerelerin tadilatını yaptırma hakkının tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacının komşusu ve akrabası olduğunu, sadece tadilat yaptıracağını söylediğini, işçi usta getirmediğini, muaraza çıkarmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının gerekli tadilat işlemlerini yaptırma hakkının olduğunun tespitine, davalının tadilatı engelleme yönündeki eylemlerinin önlenmesine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalarda davanın sonucuna göre taraflar yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin ve taraflardan tahsil edilecek harcın maktu olarak hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Dava taraflar arasındaki hukuki muarazanın önlenmesi istemine ilişkin olduğuna göre mahkemece, maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harca ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, mahalli mahkemece işin esası yönünden verilen karar usul ve yasaya uygun olup, hükmedilen harç ve vekalet ücreti yönünden doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16379, K. 2016/3343, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama