KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/16542 E., 2015/809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 13.08.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 8 parsel sayılı taşınmazda yapılan özel ifraz ile oluşan 9 ve 10 no’lu özel parsellerin müvekkili ...’ya, 11 no’lu özel parselin müvekkili ...’e, 18 no’lu özel parselin ise davalıya düştüğünü, davalının gerçekleşen fiili taksime rağmen ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davanın derdest olduğunu, özel parseller arasındaki kıymet farkı nedeniyle fiili taksimin ve özel parsellerin değerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın malvarlığı haklarına ilişkin davalardan olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava 8 parsel sayılı taşınmazda tüm paydaşların katılımıyla zeminde oluşan fiili taksimin ve fiili taksim sonucu oluşan kısımların değerinin tespitine ilişkindir. Ortaklığın giderilmesi davasının görüldüğü sulh hukuk mahkemesince, ara kararı ile başka bir mahkemede fiili taksim olup olmadığı ve fiili taksim sonucu oluşan kısımların değerlerini tespit ettirmek üzere dava açmaları için taraflara yetki ve süre verilmesi mümkün değildir. Yalnızca ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde çekişmeli olan muhdesat
var ise bunların maliklerinin belirlenmesi için HMK’nın 165. maddesi uyarınca süre verilebilir. Davada tespiti istenilen hususlar ancak ortaklığın giderilmesi davasında incelenebileceğinden, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16542, K. 2015/809, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama