İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/16616 K.2015/6140

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2008 ve 16.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2014/16616Karar2015/6140Tarih4 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.105 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/16616 E., 2015/6140 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2015
Mahkemesi
Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
07/11/2013
Numarası
2008/331-2013/695
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.105 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2008 ve 16.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı A.. B.. ve Ç.. B.., H.. A.., F.. A.. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Dava, imar düzenlemesi işleminin iptali sebebiyle kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, K..K..1137 (165) nolu kök kadastro parselinin, davalı Seyhan Belediyesinin 37 nolu düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar düzenlemesine tabi tutularak çok sayıda imar parselinin oluşturulduğunu, anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1137 sayılı kök parselin kadastro sınırları içerisinde şuyulandırmalar sonucunda orman alanı ile K... K..

5557 ada 9, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 sayılı imar parsellerinin meydana getirildiğini, ancak gerek Seyhan Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini ileri sürerek 1137 sayılı parsele geri dönüşümü teminen tapu iptali ve Hazine adına tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiştir

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalı S.. B.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı F.. A.. aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili, davalı A.. B.. vekili ile davalı Ç.. B.. vekili ve davalı H.. A.. ve F.. A.. vekili temyiz etmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz

sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.

İmar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği, bu durumda da dayanıksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.

Öte yandan; çekişmeli taşınmazın Belediye sınırları içerisinde ve kadastro tespit çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yer olduğunun belirlenmesi halinde, 1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 sayılı Yasanın 3/2. maddesinde öngörülen belediyeye devri gereken taşınmazlardan olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekeceği kuşkusuzdur.

Şayet yasa gereğince belediyeye devri gereken yerlerden olduğu tespit edilirse, Hazine'nin taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı gözetilerek Hazinenin davasının reddine karar verilmesi, diğer taraftan 775 sayılı Yasanın 3. maddesi her ne kadar 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasa ile ilga edilmiş ise de bu tarihten önce doğmuş olan haklara etkili olmayacağı, bir başka ifadeyle kazanılmış hakkın korunması gerekeceği açıktır.

Ayrıca; kapanmış yollar bakımından da, 3194 sayılı Yasa'nın 17. maddesi hükmü uyarınca Belediye adına tescilin öngörüldüğü ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21. maddesi hükmünün de kapanmış yolların içinde bulunduğu tüzel kişi adına tescili gerektiğini düzenlediği gözden uzak tutulmamalıdır.

Somut olaya gelince; ihyası talep edilen 1137 (165) parsel sayılı taşınmazın tescil bildirim beyannamesinde, Hazine adına sicil oluşturulması öngörüldüğü halde, Seyhan Belediyesi adına ihdas yoluyla tescil edildiği ve Seyhan Belediyesi tarafından başka birçok parselle birlikte 37 nolu imar düzenlemesine tabi tutulduğu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiği ve bilahare aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ikinci imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edilerek, idari yargı kararlarının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, Seyhan Belediyesi adına oluşan sicil kaydının TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve iptali gerektiği açıktır.

Ne var ki, mahkemece, çekişmeli taşınmazın imar uygulaması öncesindeki niteliği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmamıştır. Mahallinde yapılan uygulama neticesinde temin edilen teknik bilirkişi raporu hükme elverişli ve yeterli olmadığı gibi, kendi içerisinde çelişkilidir. Dava konusu 1137 (165) sayılı parselin ihdas beyannamesinde “dereden ve taşlıktan ihdas” edildiği belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın, Seyhan Belediyesi tarafından yapılan

37 nolu düzenleme kapsamında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ihdas edildiği ve geri dönüşüm halinde A harfi ile gösterilen 1307,52m2 kısmın 5557 ada 9 nolu parsel içerisinde, B harfi ile gösterilen 596,80 m2 kısmın 12 nolu parsel içerisinde, C harfi ile gösterilen 106,44 m2 kısmın 13 nolu parsel içerisinde, D harfi ile gösterilen 56,l9 m2 kısmın14 nolu parsel içerisinde, E harfi ile gösterilen 64,20 m2 kısmın 15 nolu parsel içerisinde, F harfi ile gösterilen 368,77 m2 kısmın 16 nolu parsel içerisinde,G harfi ile gösterilen 491,63 m2 kısmın 17 nolu parsel içerisinde,

H harfi ile gösterilen 60,67 m2 kısmın18 nolu parsel içerisinde kaldığı rapor edilmiş 30.09.2013 tarihli ek raporda J harfi ile gösterilen 3309.80 m2 kısmın da 1137 (165) sayılı parselin sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir.

1137 sayılı kök parselin tescil bildiriminde (ihdas beyannamesinde), dereden ve taşlıktan ihdas edildiğinin belirtildiği de gözetilerek hangi kısmının dereden hangi kısmının taşlıktan ihdas edildiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konmadığı gibi davacı vekili bilirkişi raporuna itirazını içerir dilekçesinde J işaretli kısmın imar planında ormanlık alanda kaldığını iddia etmiş olmakla J işarteli kısım bakımından da ayrıntılı bir açıklama yapılmamıştır.

Kadastral parselin ihyası yani tapu kaydının eski hale getirilmesi, hükmün, ihdas parseli üzerinde oluşturulan tüm alanları (imar parselleri, yol, orman, park vs. dahil olmak üzere hepsini) kapsaması halinde mümkündür. Farklı bir ifadeyle kısmi ihya kararı verilemez.

Dava konusu taşınmazın imar uygulamalarından önceki vasfı (Seyhan Belediyesi’nin imar düzenlemesinden önceki niteliği ile anılan şuyulandırma işlemi sonucu akıbeti, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sırasında nereden ihdas edildiği) ve Hazine ile ilgisinin bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmadan, eldeki davada Hazine imar uygulamasından önceki mülkiyet durumuna dönülmesini istediğine göre 3402 sayılı Yasanın 16. maddesi uyarınca öncesi dere yatağı olan yerlerin bu niteliği ile Hazine adına tescili gerektiğinden açılan davanın kaydın iptal ve tescilini kapsayacağı gözönünde bulundurularak Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde de durulmadan, anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

O halde, değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, tarafların tüm delillerinin toplanması,yerinde keşif yapılmak suretiyle uzman bilirkişilerden, uygulamayı yansıtır kroki ile yukarıda belirtilen hususları karşılar biçimde rapor temin edilmesi, yapılan imar düzenlemelerinin ve ihdas beyannamesinin irdelenip, alınacak bilirkişi raporunun denetlenmesi; toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de davalı F.. A.. hakkındaki davanın reddine karar verildiği ve adı geçen davalı bu davada kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı A.. B.. vekili ile davalı Ç.. B.. vekili ve davalı H.. A.. ve F.. A.. vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/16616, K. 2015/6140, 4 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/16616
Karar No
2015/6140
Tarih
4 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/16619 K.2015/17708
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/16622 K.2015/12608
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/16622 K.2015/11371
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/16623 K.2015/10905
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/16624 K.2015/22240
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/16624 K.2015/17068

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.