KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/1935 E., 2014/5567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2007 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptalinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera komisyon kararının iptali isteğine ilişkindir.
Davacılar, murislerinden intikalen sahibi bulundukları tapulu ve halen zilyet oldukları taşınmazların mera kapsamında bırakıldığını ileri sürerek mera komisyon kararının iptalini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 13/5. maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Aynı yasanın 21/2 maddesinde ise tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
... Valiliği İl Tarım Müdürlüğünün yazısından dava konusu taşınmazın bulunduğu ilçe sınırları içinde bulunan yaylaların tespit ve tahdit işlemlerinin devam ettiği anlaşılmaktadır. İptali istenen 27.03.2007 tarih ve 10 sayılı mera komisyon kararı mera tahsisine ilişkin olmayıp, yayla tahdidine
ilişkin olup, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tamamlanmış bir komisyon çalışması bulunmamaktadır. Dava tarihinde iptali istenebilecek mera tahsis komisyon kararı da yoktur. Başka bir deyişle, davacılar aleyhine herhangi bir mera tahsisi bulunmayıp, dava açmakta hukuki yararları olmadığından davanın açıklanan bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/1935, K. 2014/5567, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama