KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/5792 E., 2014/9842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Çivril Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/09/2013
- Numarası
- 2011/927-2013/750
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.09.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı E.. U.. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ... parseller, .. .................... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, .. .. parseller ile .. ada.. parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan E.. U.. temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu .., .. parseller, .. ada .. parsel, .. ada ..parsel, .. ada ..parsel, .. ada .. ve .. ada..parsel, .. ada .. parsel, .. ada .. parsel,.. ada .. parsel, ..ada .. parsel, .. ada .. parsel,.. ada .. parsel, .. ada .. ada .. parsel sayılı taşınmazlar yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin 07.06.2012 tarihli dilekçesiyle ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasından da feragat ettiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 310. maddesine göre, feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Mahkemece davacı vekilinin feragat beyanı hakkında ortaklığın giderilmesi davasının iki taraflı davalardan olduğu da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu taşınmazın da satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
..parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu bu parsele ilişkin tapu kayıt suretine dosya içerisinde rastlanılmamıştır. Davacı tarafından sunulan fotokopi tapu kayıt belgesinde ise kayıt maliki D.S.nın baba adının Hacı Hasan" olduğu ancak davanın taraflarının murisi D. S.'nın baba adının hükme esas alınan veraset ilamında "Hasan" olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu bu taşınmazın tapu kayıtları tapu müdürlüğünden getirtilerek tapu kaydında malik olarak görünen kişinin nüfus sicilindeki ile aynı şahıs olup olmadığı araştırılarak taraf teşkilinin sağlanması için gerekirse davacıya tapu kaydındaki kimlik bilgilerini idari yoldan düzelttirmesi, mümkün olmadığı takdirde dava açmak üzere yetki ve uygun süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/5792, K. 2014/9842, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama