KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2014/783 E., 2014/4350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Koyulhisar Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/04/2013
- Numarası
- 2010/392-2013/61
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2010 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi, ıslah ile tapu iptali ve yol olarak terkini, yapıların kali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, kadim yola vaki elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkin olup ıslah ile tapu iptali ve yol olarak terkin, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile .. ada .. parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile bilirkişi raporunda “B” harfi ile gösterilen 396,41 m2 yerin haritasında yol olarak işaretlenmek suretiyle yol olarak terkinine, bu kısma konulan demir tel ve direklerin kaline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesinde ifade edildiği üzere yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık sözleriyle ispat edilen orta malı taşınmaz mallardandır. Bu gibi bir taşınmazın niteliğini tayin ve tespit ederken hiç kuşkusuz yasada öngörüldüğü gibi mahalli bilirkişi veya tanık sözlerinden yararlanılabilir. Ancak, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi açısından daha somut bir delil olan hava fotoğraflarından da yararlanılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait hava fotoğrafları sağlanarak yerinde yeniden harita mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılmalı, en eski tarihli hava fotoğraflarında krokide “B” harfi ile gösterilen yerin ne şekilde nitelendirildiği tespit edilmeli, böylelikle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Değinilen husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/783, K. 2014/4350, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama