İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2014/8204 K.2014/13499

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı…

Esas2014/8204Karar2014/13499Tarih27 Kasım 2014Okuma4 dk · 870 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2014/8204 E., 2014/13499 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2014
Mahkemesi
Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
29/01/2014
Numarası
2012/544-2014/21
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

870 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.10.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davalı Hazine vekilinin duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, tahsis edilen taşınmaz bedelinin rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkindir.

Davalılar, davanın reddine savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesi bulunsa bile o yerin mutlaka adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili gerekmez.

Ancak, davacının tapu iptali ve tescil talebiyle birlikte ikinci kademede tahsis nedeniyle idareye yaptığı ödemelerin rayiç bedelinin tahsilini de istediği, mahkemece bu talebin de reddine karar verildiği görülmüştür.

Ülkemizde 1960-1970 döneminden itibaren kırsal kesimden büyük şehirlere yoğun bir göç olayı yaşanmış, kamu arazileri işgal edilerek sayısız gecekondu inşa edilmiştir. Bu çarpık yapılaşmanın önlenmesi için 1984 yılında 2981 sayılı İmar Affı Kanunu çıkarılmış; bu düzenleme ile kamu arazileri üzerine 1984 yılından önce yapılmış olan gecekonduların sahiplerine tapu tahsis belgesi verilmiştir. Bu şekilde ileride imar uygulaması gerçekleştiğinde tahsis sahiplerine gecekondularının üzerinde bulunduğu imar parselinin tapusunun verilmesi öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere bu büyük bir sosyal projedir. Genellikle yoksul kimselerin işgal ederek üzerine bina inşa ettikleri Hazine, belediye, il özel idareleri, vakıf v.s. kamu arazileri uzun vadede imarlı hale getirilerek bu kişilere çok ucuz ve vadeli olarak konut edinme imkanı sağlanmıştır. Hatta bir kısım gecekondu sahipleri dava açtıkları tarihte dahi tahsis bedelini ödememiş, tahsise konu yere işyeri veya çok katlı mesken yapma yoluna gitmişlerdir. Dolayısıyla Dairemizce tapu tahsis belgesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında tescil koşullarının gerçektiği ancak arsa bedelinin ödenmemiş olduğu hallerde imar parseli haline gelmiş olan dava konusu taşınmazın rayiç değeri depo ettirilmek suretiyle davanın kabulü gerektiği yönünde uygulama yapılmaktadır.

Diğer taraftan kamu arazilerini işgal ederek bedelli veya bedelsiz olarak uzun yıllar kullanan, üzerine işyeri veya mesken yaparak rant elde eden tahsis sahiplerinin açtıkları davalarda tahsis koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle tapu iptali ve tescil taleplerinin reddi halinde ödemiş oldukları tahsis bedelini dava tarihindeki rayiç üzerinden geri istemeleri TMK’nın 2. maddesindeki dürüst davranma kuralına aykırıdır.

Yukarıda açıklandığı üzere tapu tahsis belgesi düzenleyen kamu kurumları sosyal bir projenin gerçekleştirilmesi amacıyla hareket ettiklerinden yasa gereği sadece “kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip olmayan” kimselere tahsis yapmışlardır. Bu itibarla tapu tahsis belgeleri Borçlar Kanununda düzenlenen ve tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulan sözleşmeler gibi değerlendirilemez.

Bu nedenle mahkemece ikinci kademedeki tahsis nedeniyle idareye yapmış olduğu ödemelerin güncelleştirilmiş değeri belirlenerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu talebin de reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali tescil, mümkün olmadığı taktirde ödenen bedelin rayiç değeri ile tahsili isteğine ilişkindir.

Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının gecekondu ve 400.00 m2 arsasının İmar Affı yasası kapsamında kaldığı, davacıya 16.06.1987 tarihli tapu tahsis belgesinin verildiği ancak taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi kapsamına alındığı, tescil yönünden ifa imkansızlığının bulunduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ayrıca davacının tahsise konu gecekondusunu yıkarak yerine yeni bir gecekondu yapmış olması nedeniyle kendi eylemiyle yıktığı hakkın bedelini talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı gerekçesiyle de tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Somut olayda, hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu ancak ifa imkansızlığı nedeniyle tapu iptali ve davacı adına tescil şartlarının oluşmadığı sabittir.

Dairemizin sayın çoğunluğu ile görüş ayrılığımız, tahsise konu yerin tescilinin mümkün olmaması halinde daha evvel ödenen bedelin güncelleştirilmiş değeri mi yoksa rayiç değer üzerinden mi ödeneceği konusudur.

Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için diğer şartların yanında; arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin mahkeme veznesine depo edilmesi gerekmektedir.

Tescil koşulları oluşmadığında bedelin iadesi isteminde de aynı yolun izlenmesi denkleştirici adalet gereğidir. Yasal koşulların gerçekleşmesi ve tescile karar verilmesi halinde davacının rayiç değer üzerinden müsbet fayda sağlayacağı açıktır. Türk Borçlar Kanununun 112. maddesi hükmünce tescil borcunun yerini tazminat borcu alır. Buradaki tazminat davacının müsbet zararıdır. Satış bedeli olarak ödenen meblağın güncelleştirilmiş değeri değil, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden tazminata karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkemece verilen hükmün bu gerekçeyle bozulması gerekir.

Açıklanan sebeplerle sayın çoğunluğun davacının tahsis nedeniyle idareye yaptığı ödemelerin güncelleştirilmiş değerinin hüküm altına alınmasına dair görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/8204, K. 2014/13499, 27 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8204
Karar No
2014/13499
Tarih
27 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/8205 K.2014/12938
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/8206 K.2014/11828
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/8207 K.2014/11890
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/8208 K.2014/15019
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/8208 K.2014/12004
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/8209 K.2014/11908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.