KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/10944 E., 2018/3061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.02.2012 gününde verilen dilekçe ile ipotek bedelinin arttırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ipotek bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, hükmün verilmesinden ve kararı temyizinden sonra 11.05.2015 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyizden feragat ettiğini, davalı vekili ise 11.04.2015 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiğini bildirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19.12.2012 tarihli, 2012/13-1369 Esas, 2012/1221 karar sayılı Kararının gerekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; kural olarak davadan feragatin temyiz isteğinden vazgeçme yanında daha geniş kapsamlı olduğu aşikârdır. Zira birincide temyiz dilekçesinin reddine karar vermekle yetinilecek, diğerinde ise feragatin hukuki niteliği gereği bu konuda karar verilmek üzere mahkeme kararı bozulacaktır. Aynı zamanda verilen bu iki dilekçenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu ve davadan feragatin bir yerde temyizden feragat isteğini de içereceği görüşü ile davadan feragat isteği esas alınarak çözüme ulaşılması gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Somut olaya gelince; davacılar vekili 11.05.2015 tarihli dilekçeleri ile davadan ve temyizden feragat ettiğini, davalı vekili ise 11.04.2015 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirmiş olup, dosyada mevcut vekaletnamelerden davacılar vekili ile davalı vekilinin davadan ve temyizden feragate yetkili bulunduğu anlaşılmıştır.
O halde davadan feragat eden davacılar bakımından yukarıda değinilen ilkeler uyarınca işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/10944, K. 2018/3061, 16 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama