KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/11492 E., 2015/11603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 28.06.2012 gününde verilen dilekçe ile yanılma, aldatma, aşırı yararlanma ve taşınmazın aile konutu olması nedenleriyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yanılma, aldatma, aşırı yararlanma ve taşınmazın aile konutu olduğu iddialarına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan ... davanın reddini savunmuş, davalı ... ise davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın satıcısı olan davalı ...'nin satış tarihinde kısıtlanmış olmadığı, davacı eş olan ...'nin satıştan haberi olduğu ancak satış bedelinin kendisine verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 28.05.2012 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ...'in bu taşınmazla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu bağımsız bölümün davalı eş ... tarafından davalı ...'ye satılarak tapudan devredildiği davacının da kabulündedir. Bu nedenle davacının bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddi doğru değildir.
Ayrıca mahkemece davanın reddine karar verildiğinden 592 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maktu harç alınması gerekirken dava değeri üzerinden nispi harç alınması da yerinde görülmemiştir. Ancak belirtilen hususlar kararın bozulmasınıve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/11492, K. 2015/11603, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama