KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/11506 E., 2015/11348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.04.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, .. karşı dava ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 09.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar- davalılar vekili ile davalılar- davacılar vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 08.12.2015 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Asıl dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı dava TMK’nın 725. maddesine dayalı temliken tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, 71 ada 66 parsel sayılı taşınmazın davacılara, 41 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya ait olduğunu, davacılar tarafından imar planının 41 sayılı parselde ana caddeye cephe kazandırılması için tesis edildiği iddiası ile söz konusu işlemin iptali için dava açıldığını,...İdare Mahkemesinin 2007/3583 Esas, ve 2010/17 Karar sayılı kararıyla işlemin iptal edildiğini ve yargılama devam ettiği sırada davalının bilirkişi incelemesinden hemen sonra inşaata başlayıp hemen bitirerek iptal edilen imar planındaki duruma göre davacıların taşınmazına tecavüzlü bina inşa ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesine, binanın yıkılmasına ve 10.000,00 TL ecrimisile hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, Van Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar uygulaması sonucunda dava konusu yerin kendisine ait olduğunu, yapı ruhsatı alarak bina inşasına başladığını, davacıların idari yargıya başvuruları neticesinde imar işleminin iptal edildiğini, davaya asli müdahil olduğu 14.09.2009 tarihinde
.
binanın kaba inşaatının bitirildiğini, öncesinde davadan haberdar olmadığını, binanın yapıldığı tarih itibari ile taşkınlığı bilebilecek durumda olmadığını, iyiniyetli olduğunu, asıl davanın reddini, karşı dava ile binanın yıkılması halinde fahiş zarar doğacağını belirterek taşkın kısma ilişkin olarak TMK'nın 725. maddesi gereğince adına temliken tescilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 71 ada 66 parsel sayılı taşınmazın 31.12.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen 95,21 m2 kısmının tapu kaydının iptali ile davalılar-karşı davacılar adlarına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalılar-karşı davacıların iyiniyetle inşaat yaptığı kabul edilerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş ise de tesciline karar verilen kısmın ifrazının mümkün olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamıştır. Temliken tescil davalarında iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının, ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.
Davalılar- karşı davacılar, 71 ada 66 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişinin 31.12.2012 tarihli raporunda "A" harfi ile gösterilen 95.21 m2'lik kısmının ifrazı ile adlarına tescilini talep ettiklerinden bu bölümün 66 sayılı parselden ifrazı ile davalılar-karşı davacılar adlarına tescilinin veya karşı davacıların 41 sayılı parseli ile tevhit edilmek suretiyle adlarına tescilinin mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/11506, K. 2015/11348, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama