KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/11935 E., 2017/3685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.03.2012 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptal tescil talebine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu 1501 parsel sayılı taşınmazda, dava dışı kardeşlerinin paylarını..., ...'ın da aynı payı oğlu ...a sattığını, önalım hakkını kullanmak istediğini, davalıya ait hissenin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dava tarihinden sonra davalı ... dava konusu taşınmaza ilişkin payını dahili davalı ...’e satmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın kabulü ile; ... İli, ... İlçesi,...mevkii 1501 parsel sayılı taşınmazla ... ve ...'ın ...'a, ... ve ...'a onların da ...'e sattığı hisselerin tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş ise de; Hüküm tereddüt oluşturmaksızın infaz edilebilir nitelikte değildir.
Hakim doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Dava konusu 1501 parsel sayılı taşınmazın 2/3 payı olduğundan, bu paya ilişkin infazı kabil şekilde iptal ve tescil hükmü kurulması gerekir.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/11935, K. 2017/3685, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama