KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/12024 E., 2016/1036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.08.2014 gününde verilen dilekçe ile terekenin tasfiyesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, terekenin tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, terekenin tasfiyesine ve terekeye temsilci atanmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK. md. 612). Bu madde uyarınca yapılacak tasfiye ise süreye bağlı değildir. Ayrıca sulh hukuk mahkemesince, en yakın mirasçıların mirası reddettiklerinin belirlenmesi halinde, herhangi bir başvuruya gerek olmadan kendiliğinden resmi tasfiye yoluna gidilmesi gerekir (2. HD. 12.06.2003 gün 7484-8676 sayılı kararı, HGK 29.03.2006 gün 2006/2-65-108 sayılı kararı).
.... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/45 Esas, 2010/109 Karar sayılı dosyası üzerinden murisin en yakın mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddedilmiş olması sebebiyle, bu dosya üzerinden terekenin iflas hükümleri uyarınca tasfiyesi gereklidir. ...’nin 2010/192 Esas sayılı dosyasında mahkemenin 03.06.2014 tarihli yazısı tasfiyeyi yapacak mahkemeyi harekete geçirmeyi sağlayan bir talep olup, terekenin resmi tasfiyesinin .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/45 esas sayılı dosya üzerinden yapılması gerekirken mahkemece talebin yeni bir esasa kaydedilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12024, K. 2016/1036, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama