KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/12375 E., 2016/3544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.11.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının iyiniyetini ispatlaması ve binanın işgal ettiği kısmının bedelini ödemesi halinde sadece bu kısmın tapusunun davacıya devredilebileceğini esasen buna müvekkilinin de karşı çıkmadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait binanın inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanının ana taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığı ve ifraz alanı olarak fen bilirkişisinin krokisinde gösterilen taşınmaz bölümünün değerinin ana taşınmazın değerinden açıkça fazla olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve yargılama aşamalarında alınan beyanlarında; davacının iyiniyetini ispatlaması ve binanın işgal ettiği kısmının bedelini ödemesi halinde sadece bu kısmın tapusunun davacıya devredilebileceğini esasen buna müvekkilinin de karşı çıkmadığını beyan ederek davacının evinin ve zorunlu kullanım alanının davacı adına tesciline karşı çıkmamış, arsa bedeli ödendiği takdirde davacının talebini kabul edeceklerini beyan etmiştir.
Dosya içerisindeki 08.12.2014 tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisi ile davacının binası ve zorunlu kullanım alanı tespit edilmiş ve krokiye bağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece, 08.12.2014 tarihli bilirkişi raporu ve krokisi belediye başkanlığına gönderilerek ilgili teknik birimden ifrazının mümkün olup olmadığına ilişkin onay alındığı takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12375, K. 2016/3544, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama