KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/15456 E., 2018/4074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2014 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez.
Somut olayda, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre satış vaadinde bulunanlar Abbas Işık'ın bir kısım mirasçıları olup, dava konusu taşınmazda iştirak çözülmediğinden hala dava konusu taşınmazın 1/2 payı muris adına kayıtlı olduğundan, satış vaadi sözleşmesinin ifa kabiliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik yapılması hakkında Kanun gereğince taşınmazın 3 kişilere devrinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/15456, K. 2018/4074, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama