KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/17229 E., 2016/8497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalılardan ..... Anonim Şirketi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, yükleniciden temlik alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil ile ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, .... A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, tapu iptali ve tescil istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı.... A.Ş. vekil temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren kanuni faiziyle birlikte tahsilini dava ve talep etmiş, bu istemini 20.04.2015 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile 10.435,00 TL artırarak toplam 20.435,00 TL tazminatın tahsilini istemiştir. Mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarının 10.000,00 TL bölümüne dava tarihi olan 04.09.2013 tarihinden, 10.435,00 TL bölümüne ıslah tarihi olan 20.04.2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm
sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/17229, K. 2016/8497, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama